BYLOCK YAZIŞMA İÇERİKLERİNİN ÖRGÜTSEL NİTELİKTE OLMADIĞI GEREKÇESİ İLE BERAAT

hakkında bilgileriler ve örneği aşağıda verilmiştir.

 

(5237 S. K. m. 314) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.)
Dava ve Karar: Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya
incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm
delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve
savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri
değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni
bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz
dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince
temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla
verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında, “… iletişim sisteminin … silahlı
terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir
kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil
olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak,
kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil
olacağı”nın kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanık …’in kullandığını kabul ettiği … ID
numaralı …’ta sadece diğer sanık …’ın ekli olması ve yazışma içeriklerinin örgütsel nitelikte
olmadığının anlaşılmasına rağmen hatalı değerlendirmeyle sanığın, örgüt talimatı ile bu ağa dahil
olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının kabul edilerek yazılı
şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan
hükmün bu sebepten dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde
yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun
304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına TEVDİİNE 25.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.