Karar : Etkin Pişmanlık Karar bozma

hakkında karar Etkin Pişmanlık nedir ve kararları

Makul Oranda İndirip Yapılmaması Nedeni İle Bozma

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2018 tarih ve 2017/4 – 2018/44 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanıklar …,…, …, …. hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükümler, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle, tüm sanıklar hakkındaki hükümlere ilişkin olarak;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, örgütle irtibatlı Bank Asya hesabında örgüt liderinin talimat tarihlerine uygun para artışı içermeyen mutad bankacılık işlemlerinin, çocuğunu örgütle iltisaklı dershane veya okula göndermenin müsnet suç yönünden örgütsel delil ya da faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanıklar …, …, …, …, … yönünden;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar … ve … yönünden ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş;
İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, sanık … yönünden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ID numarasının 232751 yerine 232731 olarak yazılması;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar … ve … hakkında hükmolunan temel cezada 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi gereğince indirim yapılırken “8 yıl 1 ay 15 gün” yerine “7 yıl 13 ay 15 gün” hapis cezasına; sanık … hakkında hükmolunan temel cezada 3713 sayılı TMK’nın 5/1. maddesi gereğince artırım yapılırken ”10 yıl 15 ay” yerine ”11 yıl 3 ay”, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi gereğince indirim yapılırken ”9 yıl 4 ay 15 gün” yerine ”8 yıl 16 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanıklar ….., …, … yönünden;
1-Sanıklar …, …, …, … ile ilgili olarak;
TCK’nın 314/2. maddesi gereğince sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı halde ”takdiren ve teşdiden ceza tayini” yerine ”takdiren asgari ceza tayini” yazılması suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
2-Sanık … ile ilgili olarak;
a-TCK’nın 314/2. maddesi gereğince sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı halde ”takdiren ve teşdiden ceza tayini” yerine ”takdiren asgari ceza tayini” yazılması suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
b-İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ID numarasının 52582 yerine 82582 olarak yazılması,
3-Sanık … ile ilgili olarak;
a-TCK’nın 314/2. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı halde ”takdiren ve teşdiden ceza tayini” yerine ”takdiren asgari ceza tayini” yazılması suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
b-UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanık hakkında Gaziantep BAM 18. Ceza Dairesinin 2021/90 Esas sayılı dava dosyası üzerinden Anayasayı ihlal suçundan (TCK md. 309) devam eden kovuşturma bulunduğu anlaşılmakla, Anayasayı ihlal suçunun tüm unsurlarıyla gerçekleşmesi halinde, TCK’nın 44. maddesi gereğince sanığın ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan ve keza aralarında geçitli/müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314. maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması imkânı bulunmadığından, mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenmesi bakımından sanık hakkında mezkur dava dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenerek her iki dosya birleştirilip, tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek hukuki durumunun buna göre takdir veya tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık … ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih ve 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih ve 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları).
TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince daha makul oranda indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
5-Sanıklar … ve … ile ilgili olarak;
a-TCK’nın 314/2. maddesi gereğince sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı halde ”takdiren ve teşdiden ceza tayini” yerine ”takdiren asgari ceza tayini” yazılması suretiyle hükümde çelişki oluşturulması
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 E. 2017/370 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 E. 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduklarını kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin sanık … yönünden suçun sübutu, sanık … yönünden vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; sanık … yönünden ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ve varsa Emniyet Genel Müdürlüğünden veri inceleme raporu getirtilip, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Şubenin 23.07.2018 tarihli ”sanıktan ele geçen Samsung marka SM-J200H ve GT-I8190 model telefonlarda Bylock programına dair kalıntıların bulunduğu” tespitini içeren dijital materyal inceleme raporu ile sanık … yönünden temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Şubenin 25.07.2018 tarihli ”sanıktan ele geçen LG marka telefonda Bylock, Eagle IM, cleanthemall programlarına dair kalıntıların bulunduğu” tespitini içeren dijital materyal inceleme raporu ve 27420 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar …, … ve …’ın tutuklulukta geçirdikleri süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedenleri gözetilerek tutukluluk hallerinin DEVAMINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.