Karar:FETÖ davalarında emsal Kararlar | Sakarya Bam Etkin Pişmanlık HAGB

Sakarya Bam HAGB ve listelenmektedir.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Bursa 2. Ceza Dairesi
Esas Yıl/No: 2019/579
Karar Yıl/No: 2020/153
Karar tarihi: 30.01.2020
İSTİNAF KARARI
İSTİNAF KARARI
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile dosya içeriğine göre CMK 280/1- e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
YARGILAMAYA KONU İDDİA:
Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/01/2017 tarihli ve 2017/15 esas sayılı iddianamesiyle, sanık ……….’ün, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği iddiasıyla, TCK’nun 314/2, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5 maddeleri ile cezalandırılması talebi ile Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ VE UYGULAMASI;
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/10 Esas dosyasında yapılan yargılama sonunda 26/06/2018 tarihinde 2018/236 sayılı karar ile;
“Sanık hakkında iddianamenin ilgili kısmında “CMK 160 ve 161 Maddeleri gereğince şüphelinin Bylock programını kullanıp kullanılmadığı hususunun tespit edilmesinin istenildiği, Bilecik İl Emniyet Müdürlüğünün 05/08/2016 tarihli tutanağı ile 24/10/2016 tarihli tutanaklarına göre şüphelinin yoğun olarak Bylock programını kullandığının tespit edildiği, Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 27/12/2016 tarihli araştırma tutanağına göre ……….’ün 15 Temmuz darbe girişimi akabinde ilan edilen ohal kapsamında çalışmış olduğu kurumu tarafından görevden uzaklaştırıldığı, Şüpheli ……….’ün kolluk görevlilerince evi, işyeri ve aracında yapılan aramalarda 668 sayılı KHK ile kapatılan yayınevleri içerisinde yer alan Işık Yayınlarına ait “İnfak kahramanları” isimli kitabın ele geçirildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 2016/123440 sayılı soruşturma dosyasında 25/10/2016 tarihinde şüpheli ……….’ın alınan beyanında, şüpheli ……….’ün FETÖ/PDY terör örgütünün faaliyetlerine katıldığını beyan ettiği, Şüphelinin örgüt tarafından verilen talimata uygun olarak FETÖ/PDY üyeleri tarafından kullanılan Bylock isimli yazışma programını kullanması, kolluk tutanakları, yukarıda örgüte ve Bylock programına ilişkin yapılan açıklamalar, kamu görevinden uzaklaştırılması, yapılan aramalarda FETÖ/PDY terör örgütü ile ilintili kitabın ele geçirilmesi, şüphelinin ikrarı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 2016/123440 sayılı soruşturma dosyasında 25/10/2016 tarihinde şüpheli ……….’ın alınan beyanı ve deliller birlikte dikkate alındığında şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ve örgüt hirarşisi içerisinde hareket ettiği değerlendirilmiştir.” iddiasıyla cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında özetle; 2005 yılında Ankara ilinde katip olarak göreve başladığını, Ankara ilinde bulunduğu süreçte o zamanki adıyla cemaat sohbetlerine ve organizasyonuna katıldığını, sohbetlere dinleyici olarak katıldığını, 17/25 aralık sonrasında yapı ili bağlantısını kesmek istediğini, 2015 yılı sonrasında tamamen bağlantısını kestiğini, örgüte üye olmadığını ancak bildiklerini anlattığını, bylock isimli programı kesinlikle kullanmadığını, hakkında yapılan tespitin hatalı olduğunu, belirtmiştir.
Her ne kadar iddianamede sanığın bylock kullanıcı olduğu belirtilmiş ise de yargılama aşamasında güncellenen bylock listelerinde sanığın isminin bulunmadığı, dolayısıyla sanığın bylock programı kullanıcı olmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın evinde bulunan yasaklı yayınlar tek başına sanığın örgüt ile irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmiştir.
Tanık ……….’ın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde Ankara Adliyesinde katip olarak çalışan kişilerin 3-4 kişilik gruplar halinde haftalık sohbetler düzenlendiğini, sanık ……….’ün 2005 yılında Ankara Adliyesinde katip olarak çalıştığını, sanığı da bu vesile ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün evlerindeki sohbetlerde gördüğünü ve sanıkla tanıştıklarını, 2007 yılına kadar bu şekilde sohbetlere devam ettiklerini, 2007 yılından sonra sanık ……….’ün Adalet Bakanlığına geçmesinden sonra sohbet gruplarının ayrıldığını, 2009 yılında kendisinin de Bakanlığa geçmesinden sonra sanık ……….’ün de bulunduğu bakanlık çalışanlarının sohbetlerine katıldığını, 2010 yılının sonuna kadar bu şekilde beraber sohbete devam ettiklerini, sohbetlerde önce Kuran okunduğunu, daha sonra Fetullah Gülen videolarının izlendiğini, sohbetlerde kendilerinden himmet adı altında herhangi bir para talep edilmediğini, gazeteye veya dergiye abone olmadıklarını, 2011 yılının başında kendisinin bakanlıktan ayrılmasından sonra sanığın sohbetlere devam edip etmediğini bilmediğini, kendisini bir daha görmediğini beyan etmiştir.
Sanıktan ele geçen 31 adet CD/DVD ve 1 adet Sony Markalı video kaset üzerinde bilirkişi ……….tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanmış 06.01.2018 tarihli raporunda, üzerinde 04.04.2011 ibaresi bulunan MAXELL marka CD içeriğinde örgüt lideri Fetullah Gülen’in herkul.org isimli internet sitesinde yayınladığı ve örgüt toplantılarında izlettirilen ve dinlettirilen video ve ses kayıtlarının bulunduğu, diğer CD/DVD’ler içerisinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ve diğer terör örgütleri ile ilgili herhangi bir unsura rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Sanıktan ele geçen dijital materyallerin çıkarımlarında bilirkişi ……….tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanmış 16.02.2018 havale tarihli raporda sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili girdiği haber web sitelerine ait çerezlerin bulunduğu, harddiskte bulunan word dosyalarında Askeri Makamlara ait olduğu değerlendirilen bilgilerin yer aldığı, sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri tarafından kullanılan siteye, örgütle irtibatlı birçok siteye girişler yaptığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususların değerlendirilmesi neticesinde, sanığın bir dönem söz konusu örgüt ile temas halinde olduğu, örgütün sohbetlerine ve sair faaliyetlerine katıldığı, bu temasının 17/25 Aralık dönemine kadar azalarak devam ettiği, bu hususların da kendi beyanlarıyla tespit edildiği, bu hali ile dosya kapsamından sanığın bir dönem örgüte sempati duyduğunun anlaşıldığı ancak hakkında atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirir yeterlilikte ve nitelikte delil bulunmadığı nazara alınarak, sanığın beraatine” şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Hükme esas alınan deliller suç teşkil ettiğinden, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturacağından bahisle Cumhuriyet Savcısı tarafından istinafta bulunularak yerel mahkeme kararının bozulması talep edilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme neticesinde; sanık aleyhinde mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar tesisi açısından duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ……….’ün Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında;
“Ben ilk derece mahkemesinde vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. Bu ifadelerim doğrudur. Samimiyetle beyanlarda bulundum. Teşhis işlemlerini de yaptım. Ayrıca ismini verdiğim kişiler hakkında da mahkemelerde tanık olarak beyanda bulundum. İstinaf başvurusunun reddini talep ediyorum” şeklinde beyanda bulmuştur.
Sanık ………. müdafii Av. ……….’in Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında;
“Savunmaya aynen katılıyorum. Müvekkil başlangıçtan itibaren samimi olarak bildiklerini anlatmıştır. İlk derece mahkemesi de müvekkilin sempati düzeyinde örgütle irtibatı olduğunu gerekçelendirerek beraat hükmü vermiştir. Bu nedenle öncelikle istinaf başvurusunun esastan reddine, Daireniz aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyoruz.” şeklinde beyanda bulunduğu.
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Cumhuriyet Savcısı;
“Sanık ……….’ün 17-25 aralık 2013 tarihinden sonra toplantılara katıldığına dair tanık beyanları bulunduğu, kapsamında sanığın savunmasında bu hususu doğruladığı, dijital kayıtların yapılan incelemesinde örgütle ilgili ve lehine materyallerin bulunduğu, konumu ve faaliyetleriyle ilgili samimi bilgiler verdiği göz önünde bulundurularak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun, 314/2 3713 sayılı TMK’nun 5/1, TCK’nun 221/4, 62, 58/9, 63, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.” dedi.
DELİLLER:
İddia, savunma, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada bulunan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı.
SUÇUN UNSURLARI-DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE MAHKEMEMİZİN KABULÜ:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1.maddesinde; “(Değişik fıkra: 15/07/2003 – 4928 S.K./20. md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik,
ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.” hükmü yer almaktadır.
Türk Ceza Hukuku bakımından terörün tanımı ve hangi suçların terör suçu sayılacağı 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde gösterilmiştir.
5237 sayılı yasanın 314. maddesinde; “(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. ” silahlı örgüt kuran, yöneten ve üyeliği suçlarına ilişkin yasal hüküm yer almaktadır.
5237 sayılı TCK’nın 314. maddesi bakımından, bir oluşumun veya yapılanmanın silahlı terör örgütü sayılabilmesi için;
a-Hiyerarşik yapıya, sıkı bir disipline, eylemli bir işbirliğine sahip olan ve en az üç kişiden oluşan, yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli bir örgüt mevcut olmalıdır.
b-Bu örgüt, Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, dördüncü kısım, dördüncü ve beşinci bölümlerde yer alan suçları “amaç suç” olarak işlemek üzere kurulmuş olmalıdır,
c-Bu örgüt silahlı olmalıdır.
Bu tanımlamalar ışığı altında;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu, silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
Örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir.
Silahlı terör örgütünü yönetmek ise, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgütün amacına uygun biçimde işleyişini sağlayan, örgüt üyelerine görev veren ve genel stratejiyi belirleyen kimselerdir. Örgüt yöneticisi olmak için örgütün kurucusu olmak gerekmez. Yöneten kavramı içerisine sadece
lider girmez. Örgütün bir lideri fakat birden fazla yöneteni olabilir. Yöneteni tespitte örgütün hiyerarşik yapısı, organizasyon şeması ve kişilerin yüklendikleri görevler önemlidir. Fail hiyerarşik olarak örgüt mensuplarının üzerinde bulunuyor, geniş bir coğrafi alanda; iş bölümü yapabiliyor, örgütün üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunuyor, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol oynayabiliyor, bu faaliyetleri denetleyebiliyor ise, yönetici olarak kabul edilmelidir.(Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararı)
Yine örgütün il sorumlularına talimat veren, rapor alan, altında bulunan il sorumlularının yerlerini değiştiren failin, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde örgüt amacına uygun biçimde işleyişini sağladığı gözetilerek yönetici olduğu kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ………. hakkında, tanık ……….’ın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde “Ankara Adliyesinde katip olarak çalışan kişilerin 3-4 kişilik gruplar halinde haftalık sohbetler düzenlendiğini, sanık ……….’ün 2005 yılında Ankara Adliyesinde katip olarak çalıştığını, sanığı da bu vesile ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün evlerindeki sohbetlerde gördüğünü ve sanıkla tanıştıklarını, 2007 yılına kadar bu şekilde sohbetlere devam ettiklerini, 2007 yılından sonra sanık ……….’ün Adalet Bakanlığına geçmesinden sonra sohbet gruplarının ayrıldığını, 2009 yılında kendisinin de Bakanlığa geçmesinden sonra sanık ……….’ün de bulunduğu bakanlık çalışanlarının sohbetlerine katıldığını, 2010 yılının sonuna kadar bu şekilde beraber sohbete devam ettiklerini, sohbetlerde önce Kur-an okunduğunu, daha sonra Fetullah GÜLEN videolarının izlendiğini, sohbetlerde kendilerinden himmet adı altında herhangi bir para talep edilmediğini, gazeteye veya dergiye abone olmadıklarını, 2011 yılının başında kendisinin bakanlıktan ayrılmasından sonra sanığın sohbetlere devam edip etmediğini bilmediğini, kendisini bir daha görmediğini” beyan ettiği,
Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/580 esas sayılı yargılama dosyasında Silahlı Terör Örgütüne Üyeliğinden yargılanmakta olan sanık ……….’nın 05/07/2017 tarihli oturumdaki savunmasında “…Daha sonra ………. ve ………. beni icra müdürlüğü görevini yapan ………., ………. ve ………. ile tanıştırdı ve bu icra müdürlerine sohbet vermemi, aynı zamanda seminer de verebileceğimi teklif ettiler. Ben de dini bilgim zayıf olduğu için seminer verebileceğimi kabul ettim…” şeklinde beyanda bulunduğu,
Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/580 esas sayılı yargılama dosyasında Silahlı Terör Örgütüne Üyeliğinden yargılanmakta olan sanık Erol EVRA’nın 05/07/2017 tarihli oturumdaki savunmasında “…Ben 2013 ve 2016 yılları arasında Şanlıurfa Adliyesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptım. 2013 yılında bu yapıyla tanıştım. Beni bu yapıyla ………. isimli ………. beni bu yapıyla tanıştırdı. ……….’in öğretmen olduğunu düşünüyorum. Ben ………., ………. ve ………. ile beraber sohbet toplantıları yapıyorduk…” şeklinde beyanda bulunduğu,
Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/580 esas sayılı yargılama dosyasında Silahlı Terör Örgütüne Üyeliğinden yargılanmakta olan sanık ……….’ın 05/07/2017 tarihli oturumdaki savunmasında “…2013 yılında ben icra müdür yardımcılığı sınavını kazandım. 2014 yılı Mart ayında Şanlıurfa’ya geldim. İcra müdür yardımcısı olarak göreve başladım. Ben Urfa’ya geldikten 1,5-2 ay sonra ………. isimli bir şahıs beni cep telefonundan aradı ve ……….’in selamı ile bana ulaştığını söyledi. Daha sonra buluştuk ve sonra sohbet toplantılarına başladık. Bu sohbetlere ………., ………., ben, ………. katılıyordu. Ayda 2 defa sohbet oluyordu…” ve “…Daha
sonra 2015 yılı Temmuz ayında ………. ve ……….’ün tayinleri çıktı. Bunun üzerine bizim sohbet toplantısını yapmak üzere İrfan isimli bir şahıs geldi…” şeklinde beyanda bulunduğu,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/109822 soruşturma sayılı evrakında şüpheli olarak ifadesine başvurulan ……….’ın “…………. (Ankara’ya ilk geldiğimde 2 hafta kadar ……….’in kaldığı evde kalmıştım. Bu şahısta o dönemde aynı eve sohbete geliyordu. İsmini daha önce söylemiştim. Bu grubun sohbet abisi Bilgi İşlem Daire Başkanlığında çalışan Burak isimli şahıstı. Ben bu sohbet grubuna aktif olarak katılmadım. Bu şahıs Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Kadro Şube’de çalışıyordu, benim gördüğüm tarihten bir kaç ay sonra icra müdür yardımcısı olarak Bakanlıktan ayrılmıştı)…” şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanıktan ele geçen 31 adet CD/DVD ve 1 adet Sony Markalı video kasete ilişkin bilirkişi raporunda, üzerinde 04.04.2011 ibaresi bulunan MAXELL marka CD içeriğinde örgüt lideri Fetullah GÜLEN’in herkul.org isimli internet sitesinde yayınladığı ve örgüt toplantılarında izlettirilen ve dinlettirilen video ve ses kayıtlarının bulunduğu, yine sanıktan ele geçen dijital materyallere ilişkin bilirkişi raporunda sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili girdiği haber web sitelerine ait çerezlerin bulunduğu, harddiskte bulunan word dosyalarında Askeri Makamlara ait olduğu değerlendirilen bilgilerin yer aldığı, sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri tarafından kullanılan siteye, örgütle irtibatlı birçok siteye girişler yaptığı yönündeki tespitler bir arada değerlendirildiğinde,
Sanığın bu eylem ve faaliyetlerinin zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, sanığın örgütsel bir tavırla gerek ilk derece mahkemesindeki yargılamada ve gerekse Dairemizdeki yargılama sırasında sadece inkara yönelik savunmalarda bulunmasının heyetimizde oluşturduğu kanaat ile birlikte sanığın, Silahlı Terör Örgütü olduğu hususu yargı kararları ile kesinleşen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergilediği, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında organik bağ kurduğu anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülüp, ceza mahkumiyetine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlaya gelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttügü amaç ve saik, kasta dayalı kusurun ağırlığı, sanığın öğrenciliği ve sonrasında örgütün içinde kaldığı süre, örgüt içindeki etkinliği ile uyumlu olacak şekilde, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve sürekliliği, amaç ve saiki göz önünde bulundurularak eylemlerine uyan TCK’nun 314/2 maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası olarak temel ceza belirlenmiştir. Sanığın işlediği suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesi amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılan sanığın yakalandıktan ve hakkında soruşturma başlatıldıktan sonra bütün aşamalarda FETÖ/PDY terör örgütünün TCK’nın 221. maddesinin tatbikini gerektirir biçimde samimi anlatımlarda bulunduğu, hükümlerinin TCK’nın 221/4. madde ve fıkrası gereğince 3/4 oranında indirim yapılması yönünde Dairemizde kanaat oluşmuş ve bu yönde uygulama yapılmıştır. TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca
sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmedilmiştir.
Yine 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca sanığın yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu göz önüne alındığında, sabıkasız geçmişi de dikkate alınarak takdiren ceza indirimi yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir.
Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul etmiş olması, kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin ve karşılanması gerekir herhangi bir maddi zararın bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceğine Dairemizce kanaat getirildiğinden; sanık hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
CMK’nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ilişkin karara istinaden, Mahkememizce yapılan yargılama sonunda;
1-Sanık ………. hakkında Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 26/06/2018 tarih, 2017/10 esas ve 2018/236 karar sayılı sanığın “Silahlı Terör Örgütü Üyeliği” suçundan beraatine ilişkin kararının CMK’nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanık ……….’ün sübut bulan eylemine uyan “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunundan TCK’nun 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve sürekliliği, amaç ve saiki göz önünde bulundurularak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, müsnet suçun 3713 sayılı kanunun 3.maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın göstererek örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili verdiği bilgilerin aşaması, sanığın örgüt içindeki konumuna göre önem ve derecesi ile niteliği göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK’nın 221/4 maddesi uyarınca sanığa verilen cezada takdiren 3/4 oranında indirim yoluna gidilerek 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
Cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin varlığının somut olayda sanıkla ilgili bulunduğu kabul edilmekle, TCK’nun 62. maddesi uyarınca verilen ceza takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal
edilmesi nedeniyle, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
5237 Sayılı TCK 58/9. maddesi gereğince; sanığa verilen cezanın MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE göre çektirilmesine, Sanık hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ uygulanmasına,
Sanığın gözaltında kaldığı günlerin TCK’nın 63 maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul etmiş olması, kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin ve karşılanması gerekir herhangi bir maddi zararın bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varıldığından sanık hakkında 5271 sayılı Yasa’nın 231/5. maddesine göre HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK 231/8. Maddesi gereğince sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, bu süre zarfında takdiren herhangi bir yükümlülüğe tabi tutulmasına yer olmadığına, Sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine karar verilmesine, Sanık denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde hükmün açıklanmasına karar verilmesine, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının ve sonuçlarının sanığa bildirilmesine, ( ihtar edildi.)
2- CMK.nun 330/2. Maddesi uyarınca sanığın kanun yolu başvurusunun kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle dosyanın dairemize gönderilmesine ve istinaf incelemesine ilişkin posta giderlerinin takdiren kamu üzerinde bırakılmasına,
İlk Derece Mahkemesi yargılama aşamasında Sanık ……….’den ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi neticesinde elde edilen çıkarımların incelenerek rapor düzenlenmesi işlemlerine ilişkin bilirkişi ücreti olarak 150,00 TL , 28,00 TL posta gideri toplamı 178,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu’nun 2018/91 sırasında kayıtlı, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/10 Esas sayılı yazıları ekinede bulgu poşeti içerisinde gönderilen- 4 adet PRINCO marka DVD,- 1 adet MAXELL marka DVD,- 1 adet DIAMOND marka DVD,- 12 adet SPEEDS LİNE marka CD,- 5 adet PLM marka CD,- 2 adet DIAMOND marka CD,- 2 adet ELİPH marka CD,- 1 adet ELBA marka CD,- 1 adet MAXELL marka CD,- 1 adet PQT3294000120 seri numaralı markasız CD,- 1 adet RAKS marka CD,- 1 adet SONY markalı 34AC4036G seri numaralı VİDEO KASET. Elektronik Cihaz / Eşya ‘nın suç unsuru içermemesi nedeniyle SANIĞA İADESİNE,
4-Sanık hakkında CMK.109/3-a maddesi gereğince konulan yurtdışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA,
5-Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığınca görüldü işlemi yapıldıktan sonra dosyanın mahalline gönderilmesine,
Dair, sanığın ve sanık müdafiinin yüzüne karşı , iddia makamının huzurunda “kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, mahkememiz yetki sınırları içinde bulunan için mahkememize
dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunarak, mahkememiz yargı sınırları dışında bulunan için bulunduğu yerde aynı derecedeki aynı yetkiye sahip mahkemeye, aynı derece veya yetkiye sahip mahkeme bulunmadığı taktirde mevcut mahkemeye, dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunarak karara CMK’nun 268/3-e maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ edebileceği, karara süresinde itiraz edilmemesi halinde başka bir karara, ihtara, tebliğe ve işleme gerek kalmaksızın kesinleşeceği ve karar gereğinin uygulanacağı bildirilerek” mütaalaya aykırı ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2020