İkinci Kez Mükerrir Kaldırma
Birçok kişinin ikinci kez mükerrir ceza almasının temel nedeni, mevcut ceza dosyası durumunu yeterince takip edilmemesinden veya zamanında hukuki yollara başvuru yapılmamasından kaynaklanmaktadır. Sanık veya hükümlü bakımından ceza dosyasının güncel durumunun bilinmesi, olası ağır hukuki sonuçlarla karşılaşmamak adına büyük bir önem arz etmektedir. Nitekim, tekerrür sanık aleyhine hatalı bir şekilde hüküm tesis edilmişse, bu kararı veren mahkemeye yapılacak bir başvuru neticesinde ikinci kez mükerrir kaldırıma yoluna gidilip, tekerrüre ilişkin kısmın hükümden çıkartılması mümkündür.
Tekerrür ve mükerrir kavramları genellikle birbirine karıştırılmaktadır. Ancak, 2. kez tekerrür ile 2. kez mükerrir aynı anlamı ifade etmektedir. İnfaz Hukukuna göre 2. kez tekerrür eden kişi, 2. kez mükerrir olarak kabul edilmektedir.
Bir sanık, hakkında birinci tekerrürün koşulları oluştuğunda, tekerrür hükümleri uygulanır. Bu hükmün kesinleşmesinin ardından, sanık tekrar tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren yeni bir suç işlerse, ikinci kez mükerrir olarak kabul edilir. Özetle, sanığın ikinci kez mükerrir sayılabilmesi için yasal olarak belirlenen süre ve koşullar içerisinde üç suçun işlemiş olması gerekmektedir.
İkinci kez mükerrir hükümleri, bir suçlunun ikinci kez tekrar suç işlemesi durumunda devreye girer ve bu durumda hükümlüye şartlı tahliye hakkı verilmez. İkinci tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda öngörülen belirli koşulların sağlanması gerekmekte olup bu şartlar ise şunlardır:
Özetle, ikinci kez tekerrürün gerçekleşebilmesi için öncelikle birinci kez tekerrürün cezasının kesinleşmiş olması ve kişinin bu cezadan sonra yeni bir suç işlemesi gerekmektedir. Bu koşulların tümü sağlandığında, ikinci kez mükerrirlik hükümleri uygulanır ve hükümlünün koşullu salıverme hakkından yararlanmasına izin verilmez.
CGTİHK’nun 108. Maddesi gereği; birinci kez tekerrür durumunda cezanın 2/3’ü infaz edilip hükümlünün açık cezaevinden yararlanma hakkı mümkün iken, ikinci kez mükerrirlik halinde ise cezanın tamamı (4/4 – dörtte dördü) kapalı ceza infaz kurumunda infaz edilir. Ayrıca hükümlü hakkında mezkur kanun maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine de başvurulur. İkinci kez mükerririn en önemli sonuçlarını ise sanık hakkında:
Genel ve özel af sıkça karıştırılan iki önemli kavramdır ve her ikisinin de farklı sonuçları vardır. Bu iki af türü, özellikle tekerrür durumunda belirgin farklılıklar göstermektedir. Genel af, bir suçun cezasını tamamen ortadan kaldıran bir hukuki düzenleme olduğundan, suçluya uygulanan tüm cezaları siler ve suçun geçmişte hiç işlenmemiş gibi kabul edilmesini sağlar. Bu durumda genel af ile affedilen bir mahkumiyet, tekerrüre ve ikinci kez mükerrirlik esas teşkil etmez.
Özel af ise, suçun cezasını tamamen ortadan kaldırmaz; yalnızca cezanın infazını durdurur veya cezada indirim uygulanır. Bu durumda, affedilen suç hala kayıtlarda kalır ve tekerrüre esas teşkil eder. Yani, kişi özel af ile affedilmiş olsa bile, gelecekte yeni bir suç işlediğinde, geçmişteki suç dikkate alınır ve bu durum tekerrür olarak değerlendirilir. Özetle 2.kez mükerrirlere af, affın özel olması sebebiyle mahkumiyetin tüm sonuçlarını beraberinde getirecektir.
Ceza kesinleşmiş olsa dahi, belirli şartların varlığı halinde 2.kez tekerrürün kaldırma işlemi kanunen mümkündür. Kesinleşen bir cezaya; sanığın kendisi, eşi/vasisi veya ceza avukatı ile yapacağı itiraz neticesinde ikinci kez mükerrir kaldırma işlemi sanık lehine gerçekleştirilebilir. Ancak bunun için öncelikle, tükerrürlüğe esas alınan cezalardan en az birisinin kesinliğinin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Bir cezanın kesinleşmiş olması, ikinci kez mükerrir kaldırma yoluna gidilemeyeceği anlamına gelmez. Kesinleşmiş bir cezaya itiraz edebilmek ve infazın durdurulması için birçok yasal yol bulunmaktadır. İşte bu yollar:
Bu kategoride başka benzer yazı bulunamadı.