Aydın'da Profesyonel Hukuki Danışmanlık

Aydın Miras Hukuku Avukatı

15+ Yıllık Tecrübe
1000+ Dava Sonucu
3 Uzman Avukat
%98 Müvekkil Memnuniyeti
Hakkımızda

Hakkımızda

Haklarınızı Korumak İçin Buradayız

Aydın merkezli hukuk büromuz, özellikle Gayrimenkul Hukuku ve Miras Huku alanında uzman kadrosuyla müvekkillerine kapsamlı hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
  • Stratejik Hukuki Yaklaşım
  • 7/24 Müvekkil İletişimi
  • Sonuç Odaklı Süreç Yönetimi
  • Şeffaf Raporlama

Son Eklenen İçerikler

Tüketici Hukuku Yazısı
Eylül 23, 2026
2 18 dk

Tüketici Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır? Şartları ve Süreç 2026

Satın alınan aracın ayıplı çıkması, müteahhitten alınan konutta ciddi eksiklikler bulunması, yüksek bedelli bir ürünün kusurlu olması, özel okul ücretinin iade edilmemesi veya tüketiciye sunulan hizmetin sözleşmeye aykırı olması halinde uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesine taşınması gerekebilir. Ancak her tüketici uyuşmazlığında doğrudan Tüketici Mahkemesinde dava açılamaz. Uyuşmazlığın parasal değeri, tarafların sıfatı, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı […]

Devamını Oku
Tüketici Hukuku Yazısı
Eylül 23, 2026
2 15 dk

Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz Nasıl Yapılır? 2026

Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen karar kesinlikle değiştirilemez bir karar değildir. Kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen tüketici, satıcı veya hizmet sağlayıcı kanunda öngörülen süre içerisinde Tüketici Mahkemesine başvurarak kararın kaldırılmasını isteyebilir. Ancak Tüketici Hakem Heyeti kararına itirazda en önemli konu süredir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70. maddesine göre taraflar, Tüketici Hakem Heyeti kararının […]

Devamını Oku
Tüketici Hukuku Yazısı
Eylül 23, 2026
1 17 dk

Ayıplı Araç Aldım Ne Yapmalıyım? İkinci El Araçta Satıcının Sorumluluğu 2026

İkinci el araç satın aldıktan kısa süre sonra motor arızası ortaya çıkması, aracın kilometresinin düşürüldüğünün anlaşılması, ağır hasar geçmişinin gizlenmesi veya ekspertizde belirtilmeyen önemli bir kusurun tespit edilmesi halinde alıcı ciddi bir ekonomik zararla karşılaşabilir. Bu durumda en sık sorulan soru şudur: “Ayıplı araç aldım, aracı geri verip paramı alabilir miyim?” Her ayıplı araç uyuşmazlığında […]

Devamını Oku
Tüketici Hukuku Yazısı
Eylül 23, 2026
2 14 dk

Ayıplı Mal Nedir? Para İadesi ve Değişim Hakkı 2026

Satın alınan bir ürünün kısa süre içerisinde bozulması, vaat edilen özellikleri taşımaması, sürekli arıza vermesi veya kullanım amacını gereği gibi karşılamaması halinde tüketicinin ürünü kabullenmek zorunda olduğu düşünülmemelidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, ayıplı mal satın alan tüketiciye önemli haklar tanımaktadır. Somut olayın özelliklerine göre tüketici; para iadesi, ürünün yenisiyle değiştirilmesi, ücretsiz onarım veya […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
2 15 dk

Ceza Davasında Usulsüz Tebligat: Gerekçeli Karar Tebliğ Edilmediyse Ne Yapılır? 2026

“Ceza aldığımı bilmiyordum, hakkımda yakalama çıkınca öğrendim.” “Gerekçeli karar eski adresime gönderilmiş.” “Mahkeme kararından haberim olmadı ama dosya kesinleşmiş.” “İstinaf süresinin geçtiğini söylüyorlar. Karar bana hiç tebliğ edilmedi.” Usulsüz tebligat yalnızca icra ve hukuk davalarında ortaya çıkan bir problem değildir. Ceza yargılamasında yapılan tebligat hataları çok daha ağır sonuçlara yol açabilir. Çünkü bir tebligat hatasının […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
1 12 dk

Tebligat Kanunu 21/1 ve 21/2 Arasındaki Fark Nedir? 2026

Tebligat hukukunda en fazla karıştırılan düzenlemelerden biri 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarıdır. Tebligat Kanunu 21/1 ve 21/2 farkı uygulamada da pek çok kişi tarafından merak edilmektedir. Her iki durumda da tebliğ evrakının muhtar gibi kanunda belirtilen kişilere teslim edilmesi ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılması söz konusu olabildiğinden, uygulamada 21/1 ile 21/2 […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
2 13 dk

Ödeme Emri Usulsüz Tebliğ Edildiyse Ne Yapılır? Borca İtiraz Süresi Yeniden Başlar mı? 2026

“Ödeme emrini hiç almadım ancak icra dosyası kesinleşmiş. Borca hâlâ itiraz edebilir miyim?” İcra takiplerinde en kritik sorunlardan biri, borçlunun ödeme emrinden haberdar olmamasına rağmen dosyanın kesinleşmiş görünmesidir. Borçlu hakkında takip başlatılmış, ödeme emri eski bir adrese gönderilmiş veya muhtara bırakılmış olabilir. Borçlu ise ödeme emrini hiç görmeden takip kesinleşmiş ve hakkında haciz işlemleri başlamış […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
1 13 dk

İcra Takibinde Usulsüz Tebligat ve Şikâyet 2026 – Ödeme Emri Usulsüz Tebliğ Edildiyse Ne Yapılır?

“Banka hesabıma haciz geldi ama bana daha önce hiçbir ödeme emri ulaşmadı.” “İcra dosyasına baktığımda ödeme emri eski adresime tebliğ edilmiş görünüyor.” “Muhtara tebligat yapılmış ama benim icra takibinden haberim olmadı.” Bu durumlar icra hukukunda son derece önemlidir. Çünkü ödeme emrinin tebliği, birçok takip türünde borçlunun itiraz ve şikâyet haklarını kullanabilmesi bakımından kritik bir aşamadır. […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
2 12 dk

Usulsüz Tebligatta Öğrenme Tarihi Nasıl İspatlanır? 2026

“İcra dosyasından bugün haberim oldu ama sistemde ödeme emri aylar önce tebliğ edilmiş görünüyor. Ne yapabilirim?” Usulsüz tebligat uyuşmazlıklarında en kritik konulardan biri öğrenme tarihidir. Özellikle icra takiplerinde kişi ödeme emrini hiç görmemiş olabilir. Tebligat eski adrese gönderilmiş, muhtara bırakılmış veya tebliğ işlemi başka bir nedenle usulsüz gerçekleştirilmiş olabilir. Borçlu ise takipten ancak banka hesabına […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
1 11 dk

Muhtara Yapılan Tebligat Geçerli mi? Tebligat Kanunu 21/1 ve 21/2 – 2026

“Evrakı ben almadım, muhtara bırakmışlar. Bu tebligat geçerli mi?” Usulsüz tebligat uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan sorulardan biri budur. Özellikle icra takiplerinde kişi ödeme emrini hiç görmediğini, dosyadan ancak banka hesabına veya maaşına haciz geldiğinde haberdar olduğunu söyleyebilir. Dosya incelendiğinde ise ödeme emrinin aylar önce muhtara teslim edildiği görülebilir. Ancak bir tebligatın muhtara bırakılmış olması, tek […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
1 10 dk

Eski Adrese Yapılan Tebligat Geçerli mi? Adres Değişikliğinde Tebligat 2026

“Yıllardır o adreste oturmuyorum ama tebligat oraya yapılmış.” Usulsüz tebligat dosyalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri budur. Kişi evini değiştirmiş, başka bir ilçeye veya şehre taşınmış olabilir. Buna rağmen dava dilekçesi, mahkeme kararı veya icra ödeme emri eski adresine gönderilmiş ve dosyada tebliğ edilmiş görünmüş olabilir. Bu durum özellikle icra takiplerinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Kişi […]

Devamını Oku
Usulsüz Tebligat Yazısı
Eylül 21, 2026
2 12 dk

Usulsüz Tebligat Nedir? Usulsüz Tebligat Nasıl İptal Edilir? 2026

Tebligat, çoğu zaman bir dava veya icra dosyasındaki sürelerin başlangıç noktasını oluşturur. Ödeme emrine itiraz, istinaf, temyiz, tahliye, haciz veya satış gibi önemli hukuki sonuçlar tebliğ tarihine bağlanabilir. Bu nedenle tebligatın yalnızca yapılmış olması değil, kanunda öngörülen usule uygun şekilde yapılmış olması gerekir. Özellikle icra takiplerinde borçlunun yıllar önce ayrıldığı bir adrese tebligat çıkarılması, gerekli […]

Devamını Oku
Merak Ettikleriniz

Sıkça Sorulan Sorular

Miras kalan ev üzerinde, miras paylaşımı yapılmamışsa diğer mirasçıların da miras paylarından kaynaklanan hakları bulunmaktadır. Bu nedenle kardeşlerden birinin miras kalan evde tek başına oturması, diğer mirasçıların taşınmaz üzerindeki haklarını ortadan kaldırmaz. Özellikle ev uzun süredir yalnızca bir mirasçı tarafından kullanılıyor, diğer mirasçıların kullanımına izin verilmiyor veya taşınmazın paylaşılması ve satılması konusunda anlaşma sağlanamıyorsa hukuki yollara başvurulabilir.

İlk olarak ecrimisil (haksız kullanım tazminatı) gündeme gelebilir. Ancak miras kalan evde oturan kardeşten geçmişe yönelik olarak doğrudan “kira” istenebileceğini söylemek her durumda doğru değildir. Mirasçılar arasındaki ecrimisil uyuşmazlıklarında, kural olarak taşınmazdan yararlanmak isteyen mirasçının bu iradesini diğer mirasçıya bildirmiş olması önem taşır. Hukuk uygulamasında bu durum intifadan men olarak ifade edilmektedir. Bununla birlikte intifadan men şartının aranmadığı istisnai durumlar da bulunduğundan somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir diğer seçenek ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasıdır. Mirasçılardan biri “Evi satmak istemiyorum” dese dahi bu durum, kural olarak diğer mirasçıların ortaklığın giderilmesini istemesine engel olmaz. Taşınmazın aynen paylaşılması mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla miras kalan ev bakımından iki farklı konu birbirinden ayrılmalıdır: Birincisi, evi tek başına kullanan mirasçıdan geçmiş dönem kullanımı nedeniyle ecrimisil talep edilip edilemeyeceği; ikincisi ise mirasçılar arasındaki ortaklığın nasıl sona erdirileceğidir. Bazı uyuşmazlıklarda her iki hukuki yolun birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Özellikle Aydın, Efeler, Kuşadası, Didim, Söke, Nazilli ve çevresindeki miras uyuşmazlıklarında yalnızca konutlar değil; miras kalan tarla, arsa ve zeytinliklerde de benzer sorunlarla karşılaşılmaktadır. İzlenecek hukuki yol belirlenirken tapu kaydı, veraset ilamı, miras payları, taşınmazı kimin ne kadar süredir kullandığı ve diğer mirasçıların kullanmasının engellenip engellenmediği birlikte değerlendirilmelidir.

Miras kalan ev veya diğer taşınmazlar konusunda mirasçılar arasında anlaşma sağlanamıyorsa, dava açılmadan önce somut olayın miras hukuku, ecrimisil ve ortaklığın giderilmesi hükümleri yönünden birlikte incelenmesi hak kaybının önlenmesi açısından önem taşır.

Hisseli tapuda bir hissedar satmak istemezse, diğer hissedarların taşınmaz üzerindeki ortaklığı sona erdirme hakkı kural olarak ortadan kalkmaz. Bir taşınmazın birden fazla kişiye ait olması halinde, hissedarlardan birinin “Ben satmıyorum” veya “Satışa onay vermiyorum” demesi taşınmazın tamamının anlaşarak satılmasını engelleyebilir; ancak diğer hissedarların hukuki yollara başvurmasına engel değildir.

Hissedarların tamamı anlaşırsa taşınmaz tapuda birlikte satılabilir. Ancak anlaşma sağlanamıyorsa hissedarlardan biri veya birkaçı ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası yoluna başvurabilir. Kural olarak hiçbir paydaş ortak mülkiyet ilişkisini süresiz olarak devam ettirmeye zorlanamaz.

Ortaklığın giderilmesi sürecinde öncelikle taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilir. Taşınmaz hukuken ve fiilen bölünebiliyorsa ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesi mümkün olabilir. Ancak özellikle konut, dükkân veya bölünmesi mümkün olmayan arsalarda aynen taksim çoğu zaman mümkün olmadığından, şartları oluştuğunda satış yoluyla ortaklığın giderilmesi gündeme gelir.

Dolayısıyla hisseli tapuda bir hissedar satmak istemezse, bu kişinin tek başına karşı çıkması ortaklığın giderilmesi davasını durdurmaz. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi halinde süreç satış aşamasına geçebilir. Burada taşınmazın niteliği, pay oranları ve satışın paydaşlar arasında yapılıp yapılamayacağı gibi hususlar ayrıca önem taşır.

Öte yandan, taşınmazın tamamının satılması ile bir hissedarın yalnızca kendi tapu hissesini satması birbirinden farklıdır. Paylı mülkiyette bir hissedar kural olarak kendi payını üçüncü kişiye satabilir. Ancak böyle bir satış diğer paydaşların yasal önalım (şufa) hakkını gündeme getirebilir. Bu nedenle hisseli taşınmazlarda yapılacak satışların önalım hakkı bakımından da değerlendirilmesi gerekir.

Aydın, Efeler, Kuşadası, Didim, Söke, Nazilli, Çine ve çevresinde özellikle miras yoluyla hisseli hale gelen ev, arsa, tarla ve zeytinliklerde bu tür uyuşmazlıklarla sık karşılaşılmaktadır. Tarım arazilerinde ise taşınmazın aynen bölünüp bölünemeyeceği değerlendirilirken tarım mevzuatından kaynaklanan sınırlamalar da dikkate alınmalıdır.

Sonuç olarak, hisseli tapuda bir hissedar satmak istemezse diğer hissedarların hukuki olarak tamamen çaresiz kaldığı söylenemez. Taşınmazın niteliğine ve mülkiyet yapısına göre ortaklığın giderilmesi yoluyla aynen taksim veya satış gündeme gelebilir. Dava açılmadan önce güncel tapu kaydının, pay oranlarının ve taşınmazın niteliğinin incelenmesi, izlenecek yolun doğru belirlenmesi açısından önemlidir.

İletişim

İletişime Geçin

Formu doldurun, size en kısa sürede dönüş yapalım.

Adres

Emine Ege Apartmanı. Güzelhisar, Albay Şefik Caddesi. No:7 Kat:3, 09010 Efeler/Aydın

Telefon

0 543 872 32 32

0 543 872 32 32

E-Posta

av_akbulut@gmail.com