Tüketici Hukuku
Özel okula kayıt yaptırdıktan sonra çeşitli nedenlerle çocuğunu okuldan almak isteyen velilerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri ödenen okul ücretinin geri alınıp alınamayacağıdır.
Özellikle erken kayıt döneminde gelecek eğitim yılı için sözleşme imzalayan ve peşin ödeme yapan veliler bakımından şu sorular sıkça gündeme gelmektedir:
“Özel okula kayıt yaptırdım, vazgeçtim. Paramı geri alabilir miyim?”
“Okul başlamadan kaydı iptal edersem ne kadar kesinti yapılır?”
“Okul başladıktan sonra çocuğumu alırsam bütün yılın ücretini ödemek zorunda mıyım?”
“Özel okul sözleşmesinde ücret iade edilmez yazıyor. Bu hüküm geçerli mi?”
Bu soruların cevabı yalnızca okul ile imzalanan sözleşmeye göre verilmez. Özel öğretim kurumlarına ilişkin mevzuat ve tüketici hukuku hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Evet. Belirli şartlarda özel okuldan ayrılan öğrencinin ödediği ücretin bir kısmının iade edilmesi gerekir.
Özel öğretim kurumlarında ücretlerin iadesine ilişkin temel düzenleme Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 56. maddesinde bulunmaktadır.
Burada öğrencinin okuldan ne zaman ayrıldığı önemlidir.
Öğretim yılı başlamadan önce ayrılma ile öğretim başladıktan sonra ayrılma halinde yapılacak hesaplama aynı değildir.
Öğrenim ücretini yıllık olarak belirleyen özel okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, ortaokullar, özel eğitim okulları ve ortaöğretim okullarında öğretim yılı başlamadan önce öğrencinin okuldan ayrılması halinde kural olarak yıllık ücretin %10’u okul tarafından alınabilir.
Bunun dışındaki kısmın veliye iade edilmesi gerekir.
Basit bir örnek verelim.
Yıllık öğrenim ücretinin 300.000 TL olduğunu düşünelim.
Öğrenci eğitim öğretim yılı başlamadan önce okuldan ayrılırsa genel kural uyarınca okul 30.000 TL’lik %10’luk kısmı kesebilir.
Geri kalan 270.000 TL’nin iadesi gündeme gelir.
Ancak somut sözleşme ve ödemenin hangi hizmetler karşılığında yapıldığı ayrıca incelenmelidir.
Öğretim yılı başladıktan sonra hesaplama değişmektedir.
Bu durumda okulun alabileceği miktar genel olarak;
yıllık ücretin %10’u
ve
öğrencinin öğrenim gördüğü günlere karşılık gelen ücret
üzerinden hesaplanır.
Bunların dışındaki kısmın iadesi gerekir.
Dolayısıyla öğrencinin eğitim öğretim yılının yalnızca kısa bir bölümünde okula devam etmiş olması halinde okulun hiçbir hizmet vermediği kalan ayların bütün öğrenim ücretini otomatik olarak talep edebilmesi söz konusu değildir.
Öğrencinin fiilen eğitim aldığı süre hesaba katılmalıdır.
Örnek üzerinden gidelim.
Yıllık öğrenim ücretinin 400.000 TL olduğunu varsayalım.
Öğrenci öğretim yılı başlamadan ayrılırsa genel kural kapsamında %10 kesinti 40.000 TL olacaktır.
Bu durumda diğer şartlar aynı kabul edildiğinde 360.000 TL’nin iadesi gündeme gelir.
Öğretim yılı başladıktan sonra ayrılmada ise hesaplama yalnızca %10 üzerinden yapılmaz.
40.000 TL’lik %10’luk tutara öğrencinin eğitim aldığı günlere karşılık gelen miktar da eklenir.
Kalan tutarın veliye iade edilmesi gerekir.
Bu nedenle okul başladıktan sonraki ücret iadelerinde öğrencinin ayrılış tarihi özellikle önemlidir.
Kural olarak hesaplamanın öğrencinin fiilen öğrenim gördüğü günler dikkate alınarak yapılması gerekir.
Öğrencinin kısa süre eğitim görüp okuldan ayrılması halinde, okulun yıllık ücretin %10’una ek olarak öğrencinin öğrenim gördüğü günlere karşılık gelen miktarı hesaplaması söz konusu olur.
Bu nedenle velinin “bir yıllık sözleşme imzaladınız, artık tüm yılı ödemek zorundasınız” şeklindeki bir taleple karşılaşması halinde sözleşme ve yapılan hesaplama ayrıntılı olarak incelenmelidir.
Özel okul uyuşmazlıkları yalnızca peşin ödenmiş ücretlerin iadesinden ibaret değildir.
Bazı okullar kayıt sırasında veliden senet veya başka ödeme belgeleri almaktadır.
Veli daha sonra kaydı iptal ettiğinde bu defa okul;
“Parayı ödememiş olsanız bile senetleri ödemek zorundasınız.”
şeklinde talepte bulunabilmektedir.
Bu durumda öğrencinin ayrılış tarihine göre okulun hak kazanabileceği tutar belirlenmeli ve senetlerin bu tutarı aşan bölümü ayrıca değerlendirilmelidir.
Başka bir ifadeyle kayıt iptali sonrasında uyuşmazlık yalnızca “para iadesi” değil, henüz tahsil edilmemiş taksitlerin veya senetlerin akıbeti bakımından da ortaya çıkabilir.
Özel okul sözleşmesinde böyle bir hüküm bulunması tek başına uyuşmazlığı çözmez.
Sözleşmeler emredici mevzuata aykırı şekilde uygulanamaz.
Ayrıca veli ile özel okul arasındaki hukuki ilişki tüketici işlemi niteliğinde olduğunda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’daki haksız şart hükümleri de gündeme gelebilir.
Bu nedenle sözleşmede;
“Ücret hiçbir şekilde iade edilmez.”
“Kayıt iptal edilirse tüm yıllık ücret tahsil edilir.”
“Öğrenci okula başlamasa dahi ücretin tamamından veli sorumludur.”
gibi hükümler bulunması halinde bunların doğrudan geçerli olduğu kabul edilmemeli, mevzuat karşısındaki hukuki durumu ayrıca incelenmelidir.
Özel okullarda erken kayıt uygulaması oldukça yaygındır.
Veli ocak, şubat veya mart ayında gelecek eğitim öğretim yılı için kayıt yaptırmış ve ücretin tamamını veya önemli bir kısmını ödemiş olabilir.
Aylar sonra aile taşınabilir, ekonomik koşullar değişebilir veya çocuk başka bir okula kayıt yaptırabilir.
Erken kayıt yapılmış olması tek başına ücret iadesi hakkını ortadan kaldırmaz.
Öğretim yılı henüz başlamamışsa Yönetmelikteki ücret iadesi hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılmalıdır.
Dolayısıyla okulun henüz eğitim hizmeti vermeye başlamadığı bir dönemde “erken kayıt ücretlerinde hiçbir şekilde iade yapılmaz” şeklindeki yaklaşım ayrıca hukuki incelemeye tabidir.
Burada önemli bir istisna bulunmaktadır.
Sınavla öğrenci alan resmî okulların 9. sınıflarına kayıt yaptırdığını belgeleyen öğrenciler bakımından özel bir düzenleme vardır.
Öğrenci özel okula kayıt yaptırmış olmasına rağmen öğretim yılı başlamadan sınavla öğrenci alan bir resmî okulun 9. sınıfına kayıt yaptırdığını belgelendirirse ücret iadesinde %10 kesinti uygulanmaması gündeme gelir.
Bu nedenle özellikle LGS sonrasında özel okul kaydını iptal eden velilerin bu istisnayı bilmesi önemlidir.
Öğrenim ücreti ile yemek, servis, kitap-kırtasiye, kıyafet, etüt ve benzeri ek hizmetlerin birbirinden ayrılması gerekir.
Çünkü bunlar aynı hukuki ve fiilî hizmet değildir.
Örneğin öğrenci okul başlamadan ayrılmış ve hiçbir yemek hizmetinden yararlanmamışsa yemek ücreti bakımından okulun yaptığı kesintinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Aynı şekilde servis hizmeti hiç başlamamış veya öğrenci bu hizmetten hiç yararlanmamış olabilir.
Bu nedenle ücret iadesi hesabında yalnızca toplam sözleşme bedeline bakılması yerine;
öğrenim ücreti,
yemek,
servis,
kitap ve kırtasiye,
kıyafet,
etüt,
pansiyon veya diğer ek hizmetler
ayrı ayrı incelenmelidir.
Burada hizmetin veya malın teslim edilip edilmediği önem taşır.
Kitap seti öğrenciye teslim edilmiş ve kullanılmışsa bununla hiç teslim edilmemiş kitap setinin hukuki durumu aynı değildir.
Aynı şekilde okul kıyafeti teslim edilmiş ve kullanılmışsa farklı; hiç teslim edilmemişse farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle okuldan ayrılma halinde “öğrenim ücreti iadesi” ile ek ürün ve hizmetlere ilişkin talepler birbirine karıştırılmamalıdır.
Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğine göre kurumdan ayrılan öğrenci veya kursiyerlerin ücret iadelerinin ayrılış tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde yapılması gerekir.
Bu süre uygulamada son derece önemlidir.
Veli kayıt iptalini gerçekleştirmiş, gerekli başvuruları yapmış ve iade tutarı belirlenmiş olmasına rağmen okul aylarca;
“Muhasebeden onay bekliyoruz.”
“Merkezden ödeme gelmedi.”
“Dönem sonunda ödeme yapılacak.”
şeklinde cevaplar verebilmektedir.
Mevzuattaki bir aylık iade süresi karşısında bu tür gecikmeler ayrıca değerlendirilmelidir.
İlk olarak kayıt iptalinin yazılı şekilde yapılması önemlidir.
Okula yalnızca telefonla bilgi vermek yerine kayıt iptal talebi ve ücret iadesi talebi yazılı şekilde sunulmalıdır.
Başvurunun teslim edildiğini gösteren belge saklanmalıdır.
Uyuşmazlık devam ederse elinizde mümkün olduğunca şu belgeler bulunmalıdır:
özel okul kayıt sözleşmesi,
ödeme dekontları,
kredi kartı slipleri,
senetler,
faturalar,
kayıt iptal dilekçesi,
öğrencinin okuldan ayrıldığı tarihi gösteren belgeler,
okulla yapılan e-posta ve WhatsApp yazışmaları,
okulun ücret iadesine ilişkin cevabı,
yemek, servis ve diğer ek hizmetlere ilişkin belgeler.
Evet.
Millî Eğitim Bakanlığı da Yönetmeliğin 56. maddesindeki hesaplamanın dışında ücret talep edilmesi halinde İl veya İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerine başvurulabileceğini belirtmektedir.
Bu başvuru özellikle okulun mevzuata aykırı ücret kesintisi yaptığı iddiası bakımından önem taşıyabilir.
Ancak idari başvuru ile tüketicinin parasal alacağını tahsil etmek için başvurabileceği tüketici hukuku yolları birbirinden ayrılmalıdır.
Özel okul ile veli arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğu durumlarda, uyuşmazlık miktarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi yolu gündeme gelebilir.
Hangi mercie başvurulacağı belirlenirken başvuru tarihindeki parasal sınır dikkate alınmalıdır.
Özellikle yüksek özel okul ücretleri nedeniyle uyuşmazlık miktarının hakem heyeti sınırını aşması mümkündür.
Bu durumda Tüketici Mahkemesinde dava açılması gündeme gelebilir.
Dava yoluna başvurulacaksa tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümler de ayrıca değerlendirilmelidir.
Özel okul ücretinin kredi kartıyla taksitlendirilmiş olması kayıt iptalinin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Ancak ödeme yöntemi nedeniyle iadenin teknik olarak nasıl yapılacağı ayrıca önem kazanabilir.
Özellikle gelecek aylara ilişkin taksitlerin bulunması halinde okuldan kayıt iptaline ilişkin yazılı belge alınması ve banka/kredi kartı hareketlerinin takip edilmesi yararlı olacaktır.
İade yapılmış görünmesine rağmen kart hesabına yansımayan tutarlar bakımından okul ve banka kayıtları birlikte kontrol edilmelidir.
Okulun kapanması, faaliyetinin sona ermesi veya eğitim hizmetini sağlayamaması halinde uyuşmazlığın niteliği değişebilir.
Velinin kendi isteğiyle öğrenciyi okuldan alması ile okulun eğitim hizmetini yerine getirememesi aynı durum değildir.
Bu nedenle okulun kapanması veya vaat edilen eğitim hizmetini sağlayamaması halinde standart %10 kesinti mantığıyla otomatik bir hesaplama yapılması doğru olmayabilir.
Somut olayın sebebi ve okulun hizmeti neden veremediği ayrıca incelenmelidir.
Velilerin yaptığı en önemli hata, kayıt iptalini yalnızca sözlü olarak bildirmektir.
“Okulu aradım, müdüre söyledim.”
şeklindeki açıklama daha sonra ayrılış tarihinin belirlenmesinde sorun yaratabilir.
Oysa öğretim yılı başladıktan sonra ücret hesabında öğrencinin öğrenim gördüğü gün sayısı önemlidir.
Bu nedenle ayrılış iradesinin hangi tarihte bildirildiğinin ispatlanması gerekir.
Kayıt iptali mümkün olduğunca yazılı yapılmalı ve teslim tarihi belgelendirilmelidir.
Özel okula kayıt yaptırıldıktan sonra öğrencinin okuldan ayrılması, ödenmiş bütün ücretin otomatik olarak kaybedileceği anlamına gelmez.
Öğretim yılı başlamadan ayrılmada genel kural yıllık öğrenim ücretinin %10’u dışındaki kısmın iadesidir.
Öğretim yılı başladıktan sonra ise %10’luk tutara öğrencinin öğrenim gördüğü günlere karşılık gelen ücret eklenir ve kalan tutarın iadesi gerekir.
Ayrıca sınavla öğrenci alan resmî okulun 9. sınıfına kayıt yaptırılması gibi özel durumlarda %10 kesintinin dahi uygulanmadığı haller bulunmaktadır.
Özel okulun sözleşmeye “ücret iade edilmez” yazmış olması veya veliden senet almış olması da tek başına mevzuattan kaynaklanan hakları ortadan kaldırmaz.
Uyuşmazlık çıktığında öncelikle kayıt sözleşmesi, ödemeler, öğrencinin ayrılış tarihi ve ek hizmet bedelleri belirlenmeli; okuldan yapılacak iadenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmelidir.
Uzman avukat kadromuz tarafından hazırlanmış bu makale, hukuki bilgilendirme amaçlı yazılmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.
Tüketici Hukuku
Tüketici Hukuku
Tüketici Hukuku
Tüketici Hukuku ve veraset davaları konusunda uzman avukatlarımızla ön görüşme yapabilirsiniz.
Hemen İletişime Geçin