'); background-size: 60px 60px;">
Tüketici Hukuku

Tüketici Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır? Şartları ve Süreç 2026

23 Eylül 2026 admin ~18 dakika okuma

Satın alınan aracın ayıplı çıkması, müteahhitten alınan konutta ciddi eksiklikler bulunması, yüksek bedelli bir ürünün kusurlu olması, özel okul ücretinin iade edilmemesi veya tüketiciye sunulan hizmetin sözleşmeye aykırı olması halinde uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesine taşınması gerekebilir.

Ancak her tüketici uyuşmazlığında doğrudan Tüketici Mahkemesinde dava açılamaz.

Uyuşmazlığın parasal değeri, tarafların sıfatı, uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği öncelikle belirlenmelidir.

2026 yılında özellikle 186.000 TL’lik Tüketici Hakem Heyeti sınırının doğru değerlendirilmesi gerekir.

Yanlış başvuru yolunun seçilmesi hem zaman kaybına hem de yargılama giderlerine neden olabilir.

Tüketici Mahkemesi Nedir?

Tüketici Mahkemeleri, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla görev yapan özel mahkemelerdir.

Bir uyuşmazlığın taraflarından birinin tüketici olması tek başına her durumda Tüketici Mahkemesini görevli hale getirmez.

Uyuşmazlığın aynı zamanda tüketici işlemi niteliğinde olması gerekir.

Bu nedenle dava açılmadan önce tarafların hukuki sıfatları ve işlemin hangi amaçla gerçekleştirildiği belirlenmelidir.

Tüketici Kimdir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bakımından tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir.

Örneğin kişisel kullanımı için otomobil satın alan kişi tüketici olabilir.

Ancak araç alım satım işi yapan bir kişinin ticari faaliyeti kapsamında satın aldığı otomobil bakımından aynı değerlendirme yapılmayabilir.

Benzer şekilde evinde kullanmak üzere bilgisayar satın alan kişi ile şirketinin ticari faaliyetinde kullanmak üzere belirli bir ekipman satın alan işletmenin hukuki konumu aynı değildir.

Bu ayrım görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından önem taşır.

Hangi Davalar Tüketici Mahkemesinde Görülür?

Tüketici Mahkemelerinde çok farklı uyuşmazlıklar görülebilir.

Bunlardan bazıları şunlardır:

  • ayıplı mal uyuşmazlıkları,
  • ayıplı araç davaları,
  • ayıplı hizmet uyuşmazlıkları,
  • konut satışından doğan tüketici uyuşmazlıkları,
  • devre tatil sözleşmeleri,
  • paket tur uyuşmazlıkları,
  • özel okul ve eğitim hizmetleri uyuşmazlıkları,
  • bankacılık ve tüketici kredisi uyuşmazlıkları,
  • mesafeli satış sözleşmeleri,
  • abonelik sözleşmeleri,
  • mobilya ve özel sipariş uyuşmazlıkları,
  • garanti kapsamındaki ürünlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar.

Ancak uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp görülmeyeceği yalnızca konu başlığına bakılarak belirlenmemelidir.

Tarafların sıfatları ve işlemin amacı da incelenmelidir.

2026 Yılında Tüketici Hakem Heyeti Sınırı Ne Kadar?

2026 yılı bakımından en önemli rakamlardan biri 186.000 TL’dir.

Değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılması gerekir.

186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıkların karara bağlanması için ise Tüketici Hakem Heyetine başvurulamaz.

Bu nedenle örneğin 60.000 TL değerindeki bir tüketici uyuşmazlığı ile 600.000 TL değerindeki bir uyuşmazlık bakımından aynı başvuru yolu kullanılmaz.

Parasal sınır her yıl yeniden belirlendiğinden eski yıllara ait internet içeriklerindeki rakamlara göre işlem yapılmamalıdır.

186.000 TL Altındaki Uyuşmazlıkta Doğrudan Dava Açılabilir mi?

Kural olarak Tüketici Hakem Heyetinin görev alanında bulunan bir uyuşmazlık için doğrudan Tüketici Mahkemesinde dava açılması doğru başvuru yolu değildir.

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru yolu kullanılmalıdır.

Dolayısıyla dava açmadan önce uyuşmazlığın değerinin doğru şekilde belirlenmesi gerekir.

186.000 TL ve Üzerindeki Uyuşmazlıklarda Ne Yapılır?

Uyuşmazlığın değeri 186.000 TL veya üzerindeyse Tüketici Hakem Heyeti görevli değildir.

Bu durumda uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı arabuluculuk ve sonrasında Tüketici Mahkemesi yolu gündeme gelir.

Örneğin yüksek bedelli bir otomobilin ayıplı çıkması veya önemli miktarda tüketici alacağının söz konusu olması halinde uyuşmazlık değerinin 2026 yılı hakem heyeti sınırının üzerinde kalması mümkündür.

Ancak dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Tüketici Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Birçok tüketici uyuşmazlığında evet.

6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca Tüketici Mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması kural olarak dava şartıdır.

Bu nedenle doğrudan dava açmadan önce uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir.

Arabuluculuğa başvurulması gereken bir dosyada bu yol tüketilmeden dava açılması dava şartı bakımından sorun yaratabilir.

Her Tüketici Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Hayır.

Kanunda zorunlu arabuluculuğun uygulanmayacağı bazı istisnalar bulunmaktadır.

Örneğin Tüketici Hakem Heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklarda ve Tüketici Hakem Heyeti kararlarına yapılan itirazlarda dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.

Ayrıca kanunda belirtilen bazı özel dava türleri ve tüketici işlemi niteliğinde olan taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bakımından da istisnalar bulunmaktadır.

Bu nedenle “bütün tüketici davalarında önce arabulucuya gitmek zorunludur” şeklinde genel bir kabul doğru değildir.

Uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenmelidir.

Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtirazda Arabuluculuk Var mı?

Hayır.

Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilmiş bir karara karşı Tüketici Mahkemesine yapılan itirazlar zorunlu arabuluculuğun istisnaları arasındadır.

Bu nedenle hakem heyeti kararının kaldırılması amacıyla mahkemeye başvurulacaksa genel tüketici davası ile hakem heyeti kararına itiraz birbirine karıştırılmamalıdır.

Hakem heyeti kararına itirazın ayrıca kanuni süresi bulunmaktadır.

Tüketici Davasında Arabuluculuk Nasıl Yapılır?

Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda öncelikle arabuluculuk başvurusu yapılır.

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması halinde uyuşmazlık dava açılmadan sona erebilir.

Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava yoluna geçilebilir.

Dava dilekçesi hazırlanırken dava şartının yerine getirildiğinin gösterilmesi gerekir.

Bu nedenle arabuluculuk son tutanağı önemlidir.

Arabuluculukta Ne Talep Edildiyse Davada Aynısını mı İstemek Gerekir?

Arabuluculuk başvurusu gelişigüzel hazırlanması gereken bir işlem değildir.

Özellikle yüksek bedelli ayıplı araç, konut, özel eğitim veya hizmet uyuşmazlıklarında uyuşmazlık konusunun ve taleplerin doğru şekilde ortaya konulması önemlidir.

Çünkü arabuluculuk aşaması daha sonra açılacak davadan tamamen bağımsız düşünülmemelidir.

Dava stratejisi mümkün olduğunca arabuluculuk aşamasından itibaren oluşturulmalıdır.

Tüketici Mahkemesinde Dava Nerede Açılır?

6502 sayılı Kanun tüketici bakımından özel bir yetki düzenlemesi içermektedir.

Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesinde de açılabilir.

Bunun yanında genel yetki kuralları ve uyuşmazlığın niteliğine ilişkin özel yetki hükümleri de somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla davanın hangi adliyede açılacağı her dosyada otomatik olarak aynı değildir.

Tüketici Mahkemesi Olmayan Yerde Ne Yapılır?

Her adliyede ayrı bir Tüketici Mahkemesi bulunmayabilir.

Tüketici Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı görebilir.

Bu nedenle dava dilekçesinin hitap kısmı hazırlanırken ilgili adliyedeki mahkeme teşkilatının kontrol edilmesi gerekir.

Tüketici Mahkemesinde Dava Açmak İçin Avukat Zorunlu mu?

Hayır.

Tüketici davalarında avukatla temsil kural olarak zorunlu değildir.

Tüketici kendi davasını açabilir ve takip edebilir.

Ancak özellikle;

  • ayıplı araç,
  • yüksek bedelli mal,
  • konut,
  • devre tatil,
  • yüksek bedelli hizmet,
  • teknik bilirkişi incelemesi gerektiren uyuşmazlıklar,
  • birden fazla sorumlunun bulunduğu dosyalar

bakımından hukuki yardım alınması önem kazanabilir.

Çünkü sorun yalnızca dilekçenin hazırlanmasından ibaret olmayabilir.

Görev, yetki, arabuluculuk, zamanaşımı, husumet, seçimlik hak, bilirkişi incelemesi ve deliller davanın sonucunu etkileyebilir.

Tüketici Mahkemesinde Dava Açmak İçin Hangi Belgeler Gerekir?

Belgeler uyuşmazlığın türüne göre değişir.

Genellikle;

  • sözleşme,
  • fatura,
  • banka dekontları,
  • kredi kartı kayıtları,
  • satış ilanı,
  • garanti belgesi,
  • servis kayıtları,
  • ekspertiz raporu,
  • fotoğraf ve videolar,
  • taraflar arasındaki mesajlaşmalar,
  • e-postalar,
  • noter ihtarnamesi,
  • arabuluculuk son tutanağı,
  • varsa teknik raporlar

önemli deliller arasında yer alabilir.

Her dosyada bütün belgelerin bulunması gerekmez.

Önemli olan somut iddiayı ispatlayabilecek delillerin belirlenmesidir.

Fatura Olmadan Tüketici Davası Açılabilir mi?

Fatura önemli bir delildir ancak tüketici ilişkisinin ispatı her durumda yalnızca faturaya bağlı değildir.

Banka hareketleri, kredi kartı ekstresi, sipariş kaydı, sözleşme, teslim belgesi, mesajlaşmalar ve diğer belgeler satış veya hizmet ilişkisinin ispatında kullanılabilir.

Bu nedenle faturasını kaybeden tüketicinin otomatik olarak dava hakkını kaybettiği söylenemez.

Ayıplı Mal İçin Tüketici Mahkemesinde Ne Talep Edilebilir?

Ayıplı mal uyuşmazlıklarında tüketicinin kullanabileceği haklar uyuşmazlığın özelliklerine göre değişebilir.

6502 sayılı Kanun kapsamında tüketicinin;

  • sözleşmeden dönme,
  • bedelden indirim,
  • ücretsiz onarım,
  • ayıpsız misliyle değişim

şeklindeki seçimlik hakları gündeme gelebilir.

Koşulları varsa ayrıca meydana gelen zararların tazmini de tartışılabilir.

Ancak hangi seçimlik hakkın kullanılacağı dava açıldıktan sonra düşünülmesi gereken bir konu değildir.

Talep, dava öncesinde belirlenmelidir.

Ayıplı Araç Davası Tüketici Mahkemesinde mi Açılır?

Her ayıplı araç davası Tüketici Mahkemesinde açılmaz.

Aracın bir galeriden veya ticari faaliyet kapsamında araç satan işletmeden tüketici tarafından satın alınması halinde tüketici işlemi söz konusu olabilir.

Buna karşılık kendi aracını satan sıradan bir kişi ile başka bir kişi arasındaki satış her durumda tüketici işlemi değildir.

Bu durumda Türk Borçlar Kanunu hükümleri ve farklı görev kuralları gündeme gelebilir.

Dolayısıyla araç ayıplı diye doğrudan Tüketici Mahkemesinde dava açılması doğru değildir.

Önce satıcının sıfatı belirlenmelidir.

Tüketici Davalarında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?

Uyuşmazlığın teknik bilgi gerektirdiği durumlarda bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Özellikle;

  • motor ve şanzıman arızaları,
  • otomobilde gizli ayıp,
  • elektronik cihaz arızaları,
  • inşaat ve konut kusurları,
  • mobilya ve özel üretim ürünleri,
  • teknik hizmetler

bakımından bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.

Bilirkişiden yalnızca “ürün ayıplı mıdır?” sorusuna cevap istenmesi her zaman yeterli değildir.

Ayıbın ne zaman meydana geldiği, satış tarihinde mevcut olup olmadığı, giderilip giderilemeyeceği, ürünün değerine etkisi ve teknik nedenleri de önemli olabilir.

Dava Açılmadan Önce Delil Tespiti Yapılabilir mi?

Bazı uyuşmazlıklarda evet.

Örneğin motoru ağır şekilde arızalanmış bir aracın kullanılabilmesi için motorun sökülmesi gerekiyorsa, tamir sonrasında ayıbın ilk halinin belirlenmesi güçleşebilir.

Benzer şekilde konuttaki bir ayıbın acilen tamir edilmesi gerekiyorsa mevcut durumun kaybolması mümkündür.

Bu gibi durumlarda dava açılmadan önce delil tespiti yapılması değerlendirilebilir.

Delil tespiti özellikle ileride bilirkişi incelemesine konu olacak teknik durumun korunmasını sağlayabilir.

Tüketici Mahkemesinde Tanık Dinlenir mi?

Uyuşmazlığın niteliğine göre tanık deliline başvurulabilir.

Ancak tüketici uyuşmazlıklarında yazılı belgeler çoğu zaman daha büyük önem taşır.

Örneğin ürünün satın alındığı tarih banka dekontuyla, arıza servis kaydıyla, satıcının verdiği taahhüt ise WhatsApp yazışması veya satış ilanıyla ortaya konulabiliyorsa bu belgeler doğrudan uyuşmazlığın maddi temelini gösterebilir.

Bu nedenle tüketici dosyalarında belgelerin korunması önemlidir.

WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir mi?

Taraflar arasındaki mesajlaşmalar uyuşmazlığın ispatında önem taşıyabilir.

Örneğin satıcının;

“Evet, motorun daha önce sorun çıkardığını biliyordum.”

veya

“Ürünü gönderin, değiştireceğiz.”

şeklindeki bir mesajı dosyanın değerlendirilmesinde önem kazanabilir.

Ancak elektronik delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması ve gerektiğinde doğrulanabilir nitelikte bulunması gerekir.

Sadece seçilmiş birkaç ekran görüntüsü yerine yazışmanın bütünlüğünün korunması daha sağlıklı olabilir.

Tüketici Davasında Noter İhtarnamesi Zorunlu mu?

Her tüketici uyuşmazlığında noter ihtarnamesi dava şartı değildir.

Bununla birlikte ihtarname bazı dosyalarda önemli bir ispat aracı olabilir.

Tüketicinin hangi ayıbı ne zaman bildirdiğini ve hangi hakkını kullanmak istediğini yazılı hale getirebilir.

Özellikle yüksek bedelli uyuşmazlıklarda satıcıyla yapılan telefon görüşmelerinin yanında yazılı bildirimin bulunması ispat bakımından faydalı olabilir.

Tüketici Mahkemesinde Harç Ödenir mi?

6502 sayılı Kanunda tüketicilerin Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklar nedeniyle açacakları davalar bakımından harç muafiyetine ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.

Ancak harç ile yargılama giderleri aynı şey değildir.

Bilirkişi, tebligat, keşif ve benzeri yargılama giderleri dosyanın niteliğine göre gündeme gelebilir.

Bu nedenle “tüketici davası tamamen masrafsızdır” şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.

Tüketici Davasını Kaybeden Masraf Öder mi?

Davanın sonucuna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gündeme gelebilir.

Tüketicinin bazı harçlardan muaf olması, dava sonucunda hiçbir mali risk bulunmadığı anlamına gelmez.

Bu nedenle özellikle yüksek bedelli taleplerde dava açılmadan önce delil durumu ve hukuki dayanakların değerlendirilmesi önemlidir.

Tüketici Mahkemesinde Dava Ne Kadar Sürer?

Her dava için geçerli sabit bir süre vermek mümkün değildir.

Dosyanın;

  • bilirkişi incelemesi gerektirip gerektirmediği,
  • keşif yapılıp yapılmayacağı,
  • taraf sayısı,
  • delillerin toplanma süresi,
  • mahkemenin iş yoğunluğu,
  • bilirkişi raporuna itiraz edilip edilmediği

gibi unsurlar yargılama süresini etkiler.

Özellikle teknik ayıpların bulunduğu araç ve konut davaları bilirkişi incelemeleri nedeniyle daha ayrıntılı yargılama gerektirebilir.

Tüketici Davalarında Zamanaşımı Ne Kadardır?

Tek bir “tüketici davası zamanaşımı” süresi bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre farklı süreler uygulanabilir.

Örneğin ayıplı mallarda kanunda özel süreler bulunurken, konut ve tatil amaçlı taşınmazlar bakımından farklı düzenlemeler söz konusudur.

Ağır kusur veya hileyle gizlenen ayıplar bakımından da ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.

Bu nedenle zamanaşımı hesabı uyuşmazlığın türüne göre yapılmalıdır.

Tüketici Mahkemesine Dava Açmadan Önce Ne Yapılmalı?

Öncelikle olay kronolojik olarak ortaya konulmalıdır.

Şu sorulara cevap verilmelidir:

Ürün veya hizmet ne zaman satın alındı?

Satıcı veya sağlayıcı kim?

Ödenen bedel ne kadar?

Sorun ne zaman ortaya çıktı?

Karşı tarafa bildirim yapıldı mı?

Servis veya teknik inceleme yapıldı mı?

Uyuşmazlığın 2026 yılı parasal değeri nedir?

Hakem heyeti mi, arabuluculuk mı, doğrudan mahkeme mi gündeme geliyor?

Hangi hak kullanılmak isteniyor?

Bu sorular cevaplandıktan sonra hukuki yol daha sağlıklı biçimde belirlenebilir.

Aydın’da Tüketici Mahkemesinde Dava Açılması

Aydın’da yaşayan tüketiciler bakımından da 6502 sayılı Kanunun görev, yetki ve dava şartlarına ilişkin hükümleri uygulanır.

Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası ve Didim’de meydana gelen uyuşmazlıklarda öncelikle tüketici işleminin niteliği ve uyuşmazlık değeri belirlenmelidir.

2026 yılı itibarıyla 186.000 TL’nin altında kalan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyeti yolu önem taşırken, bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda dosyanın niteliğine göre zorunlu arabuluculuk ve Tüketici Mahkemesi süreci gündeme gelebilir.

Özellikle Aydın, Kuşadası ve Didim bölgesindeki konut, devre tatil, turizm hizmetleri ve yüksek bedelli tüketici işlemlerinde görev ve dava şartı konularının dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Tüketici Davalarında En Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan hatalardan biri, parasal sınır kontrol edilmeden doğrudan dava açılmasıdır.

Bir diğer hata ise zorunlu arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıkta arabuluculuk aşamasının atlanmasıdır.

Bunların dışında;

  • yanlış kişiye dava açılması,
  • satıcı ile üreticinin sorumluluğunun karıştırılması,
  • yanlış seçimlik hakkın kullanılması,
  • ayıp tamir edildikten sonra delil toplamaya çalışılması,
  • servis kayıtlarının saklanmaması,
  • satış ilanının kaybedilmesi,
  • zamanaşımının dikkate alınmaması,
  • uyuşmazlığın tüketici işlemi olup olmadığının incelenmemesi

önemli sorunlara neden olabilir.

Tüketici uyuşmazlıklarında dava dilekçesinden önce doğru hukuki yolun belirlenmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

2026 yılında kaç TL’ye kadar Tüketici Hakem Heyetine gidilir?

2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılır.

186.000 TL’lik uyuşmazlıkta hakem heyetine gidilebilir mi?

2026 düzenlemesinde sınırın altında kalan uyuşmazlıklar hakem heyeti kapsamındadır. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıkların karara bağlanması için hakem heyetine başvurulamaz.

Doğrudan Tüketici Mahkemesinde dava açabilir miyim?

Uyuşmazlığın değeri ve niteliğine bağlıdır. Hakem heyetinin görev alanında bulunan bir uyuşmazlık bakımından önce hakem heyeti yolu kullanılmalıdır. Mahkemelik uyuşmazlıklarda ise zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Tüketici davasında arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Kural olarak Tüketici Mahkemelerinde görülen birçok uyuşmazlıkta dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Ancak kanunda önemli istisnalar bulunmaktadır.

Hakem heyeti kararına itiraz için arabulucuya gitmem gerekir mi?

Hayır. Tüketici Hakem Heyeti kararlarına yapılan itirazlar dava şartı arabuluculuğun istisnaları arasındadır.

Tüketici Mahkemesinde avukat zorunlu mu?

Hayır. Bununla birlikte yüksek bedelli veya teknik bilirkişi incelemesi gerektiren uyuşmazlıklarda hukuki yardım alınması önem kazanabilir.

Galeriden aldığım ayıplı araç için Tüketici Mahkemesine gidebilir miyim?

Satışın tüketici işlemi niteliğinde olması halinde tüketici hukuku hükümleri uygulanabilir. Ancak uyuşmazlık değeri ve dava şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

Şahıstan aldığım ayıplı araç için Tüketici Mahkemesine gidebilir miyim?

Her şahıslar arası araç satışı tüketici işlemi değildir. Satıcının ticari veya mesleki amaçla hareket edip etmediği görevli mahkemenin belirlenmesinde önemlidir.

Sonuç

Tüketici Mahkemesinde dava açılması yalnızca bir dava dilekçesi hazırlamaktan ibaret değildir.

Öncelikle uyuşmazlığın tüketici işlemi olup olmadığı, parasal değeri, Tüketici Hakem Heyetinin görev alanında kalıp kalmadığı ve zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

2026 yılı itibarıyla 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetine başvuru yolu kullanılmaktadır. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı arabuluculuk ve sonrasında Tüketici Mahkemesi süreci gündeme gelebilir.

Özellikle ayıplı araç, konut, devre tatil ve yüksek bedelli mal veya hizmet uyuşmazlıklarında delillerin dava açılmadan önce korunması önemlidir.

Satış sözleşmeleri, faturalar, banka kayıtları, servis raporları, ekspertiz belgeleri, ilanlar, mesajlaşmalar ve teknik tespitler dava sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Doğru mahkemede dava açmak kadar, doğru talebi doğru delillerle ileri sürmek de tüketici uyuşmazlıklarında önem taşır.

Yazar
admin

Uzman avukat kadromuz tarafından hazırlanmış bu makale, hukuki bilgilendirme amaçlı yazılmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Tüketici Hakkınız mı İhlal Edildi?

Tüketici Hukuku ve veraset davaları konusunda uzman avukatlarımızla ön görüşme yapabilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin