'); background-size: 60px 60px;">
Miras Hukuku

Vasiyetnamenin İptali Davası Nasıl Açılır? İptal Sebepleri, Süreler ve Mirasçıların Hakları (2026)

13 Ekim 2026 admin ~20 dakika okuma

Bir kişinin ölümünden sonra geride bıraktığı vasiyetnamenin ortaya çıkması, mirasçılar arasında ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilmektedir. Özellikle yaşlı veya ağır hasta bir kişinin ölümünden kısa süre önce düzenlediği vasiyetnameyle bütün malvarlığını tek bir çocuğuna, kendisine bakım sağlayan bir kişiye veya üçüncü bir şahsa bırakması, diğer mirasçıların vasiyetnamenin geçerliliğini sorgulamasına yol açmaktadır.

Uygulamada en sık karşılaşılan sorular şunlardır: Alzheimer hastasının yaptığı vasiyetname geçerli midir? Noterde düzenlenen vasiyetname iptal edilebilir mi? Babam bütün mirasını kardeşime bırakmışsa dava açabilir miyim? Vasiyetnamenin iptali davası kaç yıl içinde açılmalıdır?

Bu soruların cevapları, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki koşullara ve Türk Medeni Kanunu’nda belirtilen iptal sebeplerinin bulunup bulunmadığına bağlıdır.

Vasiyetnamenin iptali davası, mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğurması amaçlanan bir tasarrufun, kanunda öngörülen geçersizlik nedenleriyle mahkeme kararıyla tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasını sağlayan hukuki yoldur.

Ancak mirasçıların vasiyetnamenin içeriğini adaletsiz bulması, tek başına vasiyetnamenin iptalini gerektirmez. İptal davasının kabul edilebilmesi için kanunda belirtilen sebeplerden en az birinin bulunması ve bunun yargılama sırasında ispatlanması gerekir.

Vasiyetnamenin İptali Davası Nedir?

Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra malvarlığının nasıl değerlendirileceğine ilişkin iradesini açıkladığı, kanunda öngörülen şekillerden biriyle gerçekleştirdiği ölüme bağlı tasarruftur.

Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesi, ölüme bağlı tasarrufların hangi nedenlerle iptal edilebileceğini düzenlemektedir.

Bu maddeye göre vasiyetnamenin iptali dört temel nedene dayanabilir:

  1. Vasiyetname düzenlendiği sırada mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması.
  2. Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması.
  3. Vasiyetnamenin içeriğinin, bağlı olduğu koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması.
  4. Vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmadan düzenlenmesi.

Bu sebepler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır.

Dolayısıyla vasiyetnamenin iptali davasında öncelikle hangi kanuni iptal nedenine dayanıldığı belirlenmelidir.

1. Alzheimer veya Demans Hastasının Vasiyetnamesi İptal Edilebilir mi?

Vasiyetnamenin iptali davalarında en önemli uyuşmazlıklardan biri, mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği sırada ayırt etme gücüne sahip olup olmadığıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 502. maddesine göre vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir.

Özellikle Alzheimer, demans, ileri derecede bilişsel bozukluk ve kişinin zihinsel yetilerini etkileyen diğer hastalıklar bakımından vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki sağlık durumu araştırılmalıdır.

Ancak burada önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır.

Bir kişiye Alzheimer veya demans tanısı konulmuş olması, düzenlediği bütün vasiyetnamelerin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Belirleyici olan, kişinin vasiyetnameyi yaptığı anda gerçekleştirdiği işlemin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilecek ayırt etme gücüne sahip olup olmadığıdır.

Örneğin mirasbırakanın ölümünden iki yıl önce Alzheimer tanısı almış olması, tek başına vasiyetnamenin iptalini gerektirmeyebilir.

Buna karşılık vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte kişinin ağır bilişsel bozukluk yaşadığı, yakınlarını tanıyamadığı veya malvarlığına ilişkin değerlendirme yapamadığı tıbbi belgelerle ortaya konulabiliyorsa ehliyetsizlik nedeniyle iptal gündeme gelebilir.

Alzheimer Nedeniyle Vasiyetnamenin İptali Nasıl İspatlanır?

Ehliyetsizlik iddiasına dayanan davalarda özellikle şu deliller önem taşır:

  • Vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten önceki ve sonraki hastane kayıtları.
  • Nöroloji, psikiyatri ve geriatri muayene kayıtları.
  • Alzheimer veya demans tanısına ilişkin belgeler.
  • Kullanılan ilaçlar ve tedavi geçmişi.
  • Hastaneye yatış ve taburculuk kayıtları.
  • Varsa vesayet ve kısıtlama dosyaları.
  • Vasiyetnamenin düzenlendiği dönemde mirasbırakanı tanıyan kişilerin beyanları.
  • Gerekli görülen uzman ve Adli Tıp Kurumu incelemeleri.

Mahkeme, kişinin vasiyetname tarihindeki ayırt etme gücünü değerlendirirken tıbbi belgelerden ve gerektiğinde uzman bilirkişi görüşünden yararlanabilir.

Özellikle geçmişe dönük ehliyet değerlendirmelerinde, yalnızca tanık anlatımlarıyla yetinilmesi her zaman yeterli olmayabilir.

2. Noterde Düzenlenen Vasiyetname İptal Edilebilir mi?

Uygulamada sıkça karşılaşılan yanlış düşüncelerden biri, noter huzurunda düzenlenen vasiyetnamelerin kesinlikle iptal edilemeyeceğidir.

Oysa resmi vasiyetnamenin noter tarafından düzenlenmiş olması, kanunda belirtilen iptal sebeplerinin incelenmesini engellemez.

Noterde düzenlenen bir vasiyetname de mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması, iradesinin sakatlanması veya kanuni şekil şartlarına aykırılık nedeniyle iptal edilebilir.

Ancak resmi vasiyetnamenin iptalinin istenmesi, noter işleminin sırf mirasçılardan biri tarafından kabul edilmemesi nedeniyle geçersiz sayılacağı anlamına gelmez.

İptal iddiasının somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Örneğin mirasbırakanın vasiyetname tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığı ileri sürülüyorsa, noter işlemi sırasında düzenlenen belgeler ile kişinin sağlık kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Noter Sağlık Raporu Almadan Vasiyetname Düzenlerse Geçersiz Olur mu?

Resmi vasiyetnamenin geçerliliği bakımından her durumda ve her yaşta sağlık raporu alınması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Sağlık raporunun bulunmaması, tek başına vasiyetnamenin geçersiz olduğunu göstermez.

Bununla birlikte kişinin yaşı, sağlık durumu, davranışları veya ayırt etme gücü hakkında şüphe doğuran somut koşullar varsa bunların değerlendirilmesi gerekir.

Aynı şekilde sağlık raporu bulunması da vasiyetnamenin her durumda geçerli olduğunu kesin biçimde ortaya koymaz.

Esas mesele, mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği anda ayırt etme gücüne sahip olup olmadığıdır.

3. Baskı, Tehdit veya Aldatma ile Yapılan Vasiyetname İptal Edilebilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 557/2. maddesine göre yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılan ölüme bağlı tasarruflar iptal davasına konu olabilir.

Özellikle yaşlı, hasta veya başkalarının bakımına ihtiyaç duyan kişilerin düzenlediği vasiyetnamelerde irade sakatlığı iddiaları önem taşımaktadır.

Örneğin mirasbırakana bakım sağlayan bir kişinin, kendisine taşınmaz bırakılmaması hâlinde bakım hizmetini sonlandıracağını söyleyerek baskı uyguladığı ileri sürülebilir.

Ancak bu tür bir iddianın varlığı, vasiyetnamenin mutlaka iptal edileceği anlamına gelmez.

Baskının niteliği, mirasbırakanın iradesine etkisi ve vasiyetnamenin bu baskı sonucunda düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalıdır.

Aynı şekilde mirasbırakanın diğer çocukları hakkında gerçeğe aykırı bilgiler verilerek belirli bir kişi lehine vasiyetname düzenlemesinin sağlandığı iddiası da aldatma kapsamında değerlendirilebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, aile içindeki her anlaşmazlığın veya mirasbırakanın bir kişiye duyduğu yakınlığın irade sakatlığı anlamına gelmemesidir.

Vasiyetnamenin iptali için ileri sürülen baskı, tehdit veya aldatma ile ölüme bağlı tasarruf arasında hukuken anlamlı bir bağlantı bulunmalıdır.

Ayrıca TMK 504. maddesindeki irade sakatlığına ilişkin özel hükümler de somut olayda değerlendirilmelidir.

4. El Yazılı Vasiyetname Hangi Durumlarda İptal Edilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 538. maddesi uyarınca el yazılı vasiyetnamenin, yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması gerekir.

Bu nedenle bilgisayarda hazırlanıp yalnızca altı imzalanan bir belge, sırf bu özellikleriyle geçerli bir el yazılı vasiyetname sayılmaz.

El yazılı vasiyetnamelerde özellikle şu hususlar incelenmelidir:

  • Metnin tamamının mirasbırakan tarafından yazılıp yazılmadığı.
  • Belgedeki imzanın mirasbırakana ait olup olmadığı.
  • Düzenleme tarihinin kanuni şartları karşılayıp karşılamadığı.
  • Belgede sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığı.
  • Mirasbırakanın vasiyetname düzenleme ehliyetinin bulunup bulunmadığı.

El yazılı vasiyetnamenin başka bir kişinin el yazısıyla hazırlanması veya gerekli şekil şartlarını taşımaması, iptal davasına dayanak oluşturabilir.

Özellikle imzanın veya el yazısının aidiyeti tartışmalıysa grafolojik ve kriminal incelemeler önem kazanabilir.

5. Sahte Vasiyetname Ortaya Çıkarsa Ne Yapılmalıdır?

Mirasbırakanın ölümünden sonra ortaya çıkan bir belgenin gerçekte mirasbırakan tarafından düzenlenmediği ileri sürülebilir.

Örneğin el yazılı vasiyetnamedeki yazıların mirasbırakana ait olmadığı veya imzanın taklit edildiği iddia edilebilir.

Bu durumda belgenin aslı, yazı ve imza örnekleri, düzenleme koşulları ve gerektiğinde kriminal inceleme sonuçları önem taşır.

Sahtecilik iddiasının bulunması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da değerlendirme yapılması gerekebilir.

Ancak ceza soruşturması başlatılmış olması, miras hukukundan kaynaklanan hak düşürücü sürelerin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle sahte vasiyetname iddiasında hem medeni hukuk hem de gerekiyorsa ceza hukuku bakımından uygun başvuru yolları değerlendirilmelidir.

6. Babam Bütün Mirasını Kardeşime Bıraktı, Vasiyetnameyi İptal Ettirebilir miyim?

Mirasbırakanın vasiyetnameyle malvarlığının tamamını çocuklarından birine bırakması, diğer çocuklar bakımından saklı pay uyuşmazlığına yol açabilir.

Ancak burada vasiyetnamenin iptali davası ile tenkis davası arasındaki farkın doğru belirlenmesi gerekir.

Vasiyetname, kanuni şekil şartlarına uygun biçimde ve mirasbırakanın serbest iradesiyle düzenlenmiş olabilir.

Buna rağmen vasiyetnamenin içerdiği kazandırmalar saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal edebilir.

Bu durumda vasiyetnamenin sırf saklı payı ihlal ettiği gerekçesiyle tamamen iptal edilmesi yerine tenkis davası açılması gündeme gelir.

Örneğin mirasbırakanın iki çocuğundan birine bütün malvarlığını bırakması hâlinde diğer çocuğun saklı payı ihlal edilmiş olabilir.

Buna karşılık vasiyetname düzenlenirken mirasbırakanın ayırt etme gücü bulunmuyorsa vasiyetnamenin iptali davası da söz konusu olabilir.

Dolayısıyla aynı olayda iptal ve tenkis taleplerinin birlikte veya terditli olarak ileri sürülmesi, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

7. Vasiyetnamenin İptali Davasını Kimler Açabilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 558. maddesine göre iptal davası, ölüme bağlı tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir.

Bu nedenle dava açma hakkı yalnızca mirasbırakanın çocuklarıyla sınırlı değildir.

Somut olayda hukuki menfaati bulunan diğer mirasçılar veya vasiyet alacaklıları da iptal davası açabilir.

Ancak bir kişinin mirasbırakanla akraba olması, her durumda dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu anlamına gelmez.

Davacının iptal sonucunda hukuki durumunun nasıl etkileneceği değerlendirilmelidir.

8. Vasiyetnamenin İptali Davası Kime Karşı Açılır?

Vasiyetnamenin iptali davasında husumet, kural olarak iptali istenen ölüme bağlı tasarruftan yararlanan ve davanın sonucundan hukuki durumu etkilenecek kişilere yöneltilir.

Örneğin vasiyetnameyle bir taşınmaz belirli bir kişiye bırakılmışsa, bu kazandırmadan yararlanan kişi davalı olabilir.

Birden fazla kişi lehine kazandırma bulunması durumunda iptal talebinin kapsamı ve davanın kimlere yöneltileceği ayrıca incelenmelidir.

Yanlış kişiye karşı dava açılması, yargılamada önemli usuli sorunlara yol açabileceğinden vasiyetnamenin tamamı ve kazandırmaların niteliği dava öncesinde değerlendirilmelidir.

9. Vasiyetnamenin İptali Davası Kaç Yıl İçinde Açılır?

Vasiyetnamenin iptali davalarında hak düşürücü süreler Türk Medeni Kanunu’nun 559. maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre iptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren:

  • İyiniyetli davalılara karşı on yıl,
  • İyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl

geçmesiyle dava açma hakkı düşer.

Bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir.

Ayrıca kanunda hükümsüzlüğün def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.

Önemli: Bir yıllık sürenin başlangıcında yalnızca mirasbırakanın ölüm tarihi esas alınmaz. Vasiyetnamenin açılması, ilgilinin tasarrufu ve iptal nedenini öğrenmesi, tebligat işlemleri ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle vasiyetnamenin açılması ve ilgililere tebliğine ilişkin mahkeme dosyasının incelenmesi önemlidir.

10. Vasiyetnamenin Açılması ile İptali Aynı Şey midir?

Vasiyetnamenin açılması, mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesi tarafından açılarak ilgililere bildirilmesine yönelik işlemdir.

Türk Medeni Kanunu’nun 595 ve devamı maddeleri bu süreci düzenlemektedir.

Vasiyetnamenin açılması, belgenin hukuken geçerli olduğunun kesin biçimde tespit edildiği anlamına gelmez.

Aynı şekilde vasiyetnamenin açılmasına ilişkin işlemlerin tamamlanması da kanuni koşullar mevcutsa ayrı bir iptal davası açılmasını engellemez.

Uygulamada mirasçılar, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin mahkeme kararını vasiyetnamenin geçerliliği hakkında verilmiş kesin bir karar olarak değerlendirebilmektedir.

Oysa vasiyetnamenin açılması ile vasiyetnamenin iptali farklı hukuki süreçlerdir.

11. Vasiyetnamenin İptali Davasında Hangi Mahkeme Görevlidir?

Vasiyetnamenin iptali davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 576. maddesi uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Örneğin mirasbırakanın son yerleşim yeri Aydın ise vasiyetnameye konu taşınmazın İzmir, Muğla veya Denizli’de bulunması, tek başına vasiyetnamenin iptali davasının o yerde açılmasını gerektirmez.

Ancak farklı dava taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda görev ve yetki konusunun ayrıca incelenmesi gerekir.

12. Vasiyetnamenin İptali Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Vasiyetnamenin iptali davalarında kullanılacak deliller, ileri sürülen iptal nedenine göre değişmektedir.

Ehliyetsizlik iddiasında sağlık kayıtları ve tıbbi değerlendirmeler ön plana çıkarken, şekle aykırılık veya sahtecilik iddiasında vasiyetnamenin aslı ve yazı incelemeleri önem kazanabilir.

Başlıca deliller şunlardır:

  • Vasiyetnamenin aslı ve varsa noter kayıtları.
  • Vasiyetnamenin açılması dosyası.
  • Mirasbırakanın sağlık kayıtları.
  • Psikiyatri ve nöroloji tedavi belgeleri.
  • Vesayet veya kısıtlama dosyaları.
  • Tanık anlatımları.
  • İmza ve el yazısı karşılaştırmasına elverişli belgeler.
  • Hastane ve bakım kuruluşu kayıtları.
  • Hukuka uygun biçimde elde edilmiş yazışmalar ve diğer kayıtlar.
  • Uzman bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu incelemeleri.

Dava dilekçesinde yalnızca vasiyetnamenin iptalinin istenmesi yeterli değildir.

Hangi kanuni iptal sebebine dayanıldığı ve bu sebebin hangi somut olaylarla desteklendiği açık biçimde ortaya konulmalıdır.

13. Vasiyetnamenin İptali Davasında Yargıtay Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun vasiyetnamenin iptaline ilişkin kararları, özellikle iptal sebeplerinin sınırlılığı ve irade sakatlığı iddialarının ispatı bakımından önem taşımaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun UYAP içtihat sisteminde yayımlanan kararında, TMK 557’de belirtilen iptal sebeplerinin sınırlı sayıda olduğu açıklanmıştır.

Kararda ayrıca korkutma ve zorlama iddialarının, mirasbırakanın irade serbestisini etkileyip etkilemediği bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.11.2018 tarihli, 2017/3-1017 E., 2018/1750 K. sayılı kararında da ölüme bağlı tasarrufların iptali bakımından kanuni çerçeveye ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur.

Vasiyetnamenin açılması ve hak düşürücü süreler bakımından da Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun içtihatları önemlidir.

Bu içtihatlar çerçevesinde özellikle vasiyetnamenin usulüne uygun açılması, ilgililerin bilgilendirilmesi ve dava açma sürelerinin hangi tarihte işlemeye başladığı üzerinde durulmaktadır.

Yargıtay uygulamasının temel yaklaşımı, vasiyetnamenin iptalinin mirasçıların kişisel memnuniyetsizliğine değil, kanunda belirtilen hukuki sebeplerin varlığına bağlı olmasıdır.

14. Vasiyetnamenin İptali Davasında İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?

Vasiyetnameye konu taşınmazların dava devam ederken üçüncü kişilere devredilmesi ihtimali bulunabilir.

Bu nedenle uyuşmazlığın niteliğine ve somut olayın koşullarına göre ihtiyati tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanuni koşulların bulunması gerekir.

Özellikle taşınmazın devrinin önlenmesi isteniyorsa, tedbir talebinin dava konusu hakla bağlantısı ve korunması gereken hukuki menfaat ortaya konulmalıdır.

Her vasiyetnamenin iptali davasında otomatik olarak taşınmazlar üzerine tedbir konulacağı düşünülmemelidir.

15. Vasiyetname İptal Edilirse Miras Nasıl Paylaşılır?

Vasiyetnamenin tamamen iptal edilmesi durumunda, mirasın paylaşımı üzerinde artık iptal edilen tasarrufun hüküm ve sonuçları esas alınmaz.

Bununla birlikte mirasbırakanın başka geçerli ölüme bağlı tasarruflarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Başka geçerli tasarruf bulunmaması hâlinde yasal mirasçılık hükümleri uygulanabilir.

Vasiyetnamenin yalnızca belirli bir kısmının iptal edilmesi durumunda ise kalan hükümlerin hukuki durumu ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle vasiyetnamenin iptalinin her durumda mirasın bütün mirasçılar arasında eşit şekilde paylaşılması sonucunu doğuracağı söylenemez.

Yasal miras payları, mirasçıların zümreleri ve sağ kalan eşin bulunup bulunmadığına göre değişmektedir.

16. Vasiyetnamenin İptali ile Tenkis Davası Arasındaki Fark

Vasiyetnamenin iptali davası, ölüme bağlı tasarrufun kanunda belirtilen geçersizlik sebeplerine dayanılarak ortadan kaldırılmasını amaçlar.

Tenkis davası ise esasen geçerli olan ancak saklı payı ihlal eden kazandırmaların kanuni sınırlar içerisinde azaltılmasını sağlar.

Örneğin mirasbırakanın ayırt etme gücü bulunmadan düzenlediği vasiyetname bakımından iptal davası gündeme gelebilir.

Buna karşılık geçerli bir vasiyetnameyle bütün malvarlığının tek bir çocuğa bırakılması hâlinde diğer çocuğun saklı payı ihlal edilmişse tenkis talebi söz konusu olabilir.

Bu iki dava arasında önemli farklar bulunduğundan, dava açılmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenmelidir.

17. Vasiyetnamenin İptali Davasında Sık Yapılan Hatalar

Vasiyetnamenin iptali davalarında en önemli hatalardan biri, vasiyetnamenin adaletsiz olduğu düşüncesiyle dava açılmasıdır.

Oysa iptal için kanuni sebeplerden birinin bulunması gerekir.

Diğer önemli hatalar şunlardır:

Sağlık kayıtlarını araştırmamak: Ehliyetsizlik iddiasında vasiyetnamenin düzenlendiği döneme ilişkin sağlık kayıtları belirleyici olabilir.

Noter vasiyetnamesini kesin geçerli saymak: Resmi vasiyetnameler de kanuni iptal nedenleriyle dava konusu yapılabilir.

Saklı pay ihlali ile iptal nedenlerini karıştırmak: Saklı pay ihlali, tek başına TMK 557 kapsamında bir iptal sebebi değildir.

Hak düşürücü süreleri kaçırmak: Özellikle bir yıllık sürenin başlangıcı dikkatle değerlendirilmelidir.

Eksik delille dava açmak: Soyut baskı, tehdit veya ehliyetsizlik iddiaları tek başına yeterli olmayabilir.

Yanlış kişiye husumet yöneltmek: Vasiyetnameden yararlanan kişilerin ve dava sonucundan etkilenecek hakların doğru belirlenmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Alzheimer hastasının vasiyetnamesi geçerli midir?

Alzheimer tanısı tek başına vasiyetnameyi geçersiz kılmaz. Vasiyetnamenin düzenlendiği anda mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı araştırılmalıdır.

Noterde yapılan vasiyetname iptal edilebilir mi?

Evet. Noterde düzenlenen vasiyetname de kanuni iptal sebeplerinden birinin bulunması hâlinde dava konusu yapılabilir.

Babam bütün mallarını kardeşime bırakmış, ne yapabilirim?

Vasiyetnamenin geçerliliği ve saklı payınızın ihlal edilip edilmediği incelenmelidir. Somut olaya göre vasiyetnamenin iptali veya tenkis davası gündeme gelebilir.

Vasiyetnamenin iptali davası ne kadar sürede açılır?

Kural olarak tasarrufun, iptal nedeninin ve hak sahipliğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre söz konusudur. Ayrıca iyiniyetli ve iyiniyetli olmayan davalılara karşı farklı üst süreler bulunmaktadır.

El yazılı vasiyetnamede tarih yoksa ne olur?

El yazılı vasiyetnamenin tarih içermesi kanuni şekil şartlarındandır. Tarih eksikliği, şekle aykırılık nedeniyle iptal davasına konu olabilir.

Vasiyetnameye itiraz etmek için bütün mirasçıların birlikte dava açması gerekir mi?

Hayır. İptalde hukuki menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı, kanuni koşullar çerçevesinde dava açabilir. Ancak davanın kimlere karşı yöneltileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Vasiyetname iptal edilirse tapu kendiliğinden değişir mi?

İptal kararının taşınmaz kayıtlarına etkisi ve gerekiyorsa tapu iptali ve tescil talebi, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her durumda tapu kaydının kendiliğinden değişeceği söylenemez.

Vasiyetname düzenleyen kişi hayattayken mirasçılar iptal davası açabilir mi?

Vasiyetnamenin iptali davası, kural olarak mirasbırakanın ölümünden sonra gündeme gelir. Mirasbırakan hayattayken gelecekteki miras beklentisine dayanılarak iptal davası açılamaz.

Sonuç: Vasiyetnamenin İptalinde Belirleyici Olan Kanuni İptal Sebepleridir

Vasiyetnamenin iptali davaları, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında ortaya çıkan en önemli hukuki uyuşmazlıklardan biridir.

Özellikle Alzheimer veya demans hastalığı, ileri yaş, bakım ilişkisi, baskı ve tehdit iddiaları, el yazılı vasiyetnamelerde şekil eksiklikleri ve resmi vasiyetnamelerde tasarruf ehliyeti tartışmaları dava konusu olabilmektedir.

Ancak vasiyetnamenin mirasçılardan biri açısından adaletsiz sonuç doğurması, tek başına iptal için yeterli değildir.

Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesinde belirtilen iptal sebeplerinin bulunması, bunların somut delillerle ortaya konulması ve hak düşürücü sürelerin gözetilmesi gerekir.

Ayrıca vasiyetnamenin iptali ile saklı payın korunmasına yönelik tenkis davası arasındaki ayrım doğru yapılmalıdır.

Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim ve çevre ilçelerde vasiyetnamenin iptali, saklı pay ihlali, tenkis ve miras uyuşmazlıklarında, vasiyetnamenin düzenlenme koşulları ile mirasçıların hukuki durumlarının birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Av. Orçun Akbulut

Akbulut Hukuk Bürosu – Aydın

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her vasiyetnamenin geçerliliği, düzenlenme koşullarına ve somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Yazar
admin

Uzman avukat kadromuz tarafından hazırlanmış bu makale, hukuki bilgilendirme amaçlı yazılmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Miras Konusunda Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Miras hukuku ve veraset davaları konusunda uzman avukatlarımızla ön görüşme yapabilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin